YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7654
KARAR NO : 2015/5057
KARAR TARİHİ : 09.04.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25/02/2014 tarih ve 2011/199-2014/63 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/04/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin satın almayı düşündüğü taşınmazın malikine ödemede bulunmak üzere davalı nezdinde açtığı hesabına yatırdığı 48.000,00 TL parasından 25.000,00 TL’nın müvekkilinin yazılı talimat olmadan banka çalışanlarınca ve banka müdürünün sözlü emir ve talimatları ile malikin davalıya olan kredi borcundan mahsup edilmek üzere icra dosyasına yatırıldığını, bu şekilde davalının alacağını tahsil etmiş olduğunu davacının sonradan öğrendiğini, davalının parayı davacıya iade edemeyeceğini, istenirse ipotek alacağının davacıya devir ve temlik edilebileceğini cevabi ihtarnamede bildirdiğini, banka müdürü hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek, 25.000,00 TL’nın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının vadesiz mevduat hesabından 11.03.2005 tarihli tediye fişini imzalamak suretiyle dava dışı kredi borçlusu şirketin takip dosyası hesabına 25.107.00 TL aktarılmak üzere ödeme yaptığını, bu ödeme nedeniyle davalının cebri satış işlemlerini durdurduğunu, davacının paranın iadesini yada ipotek hakkının temlikini ihtarnamede istemesi üzerine davalının temlike hazır olduklarını davacıya bildirdiklerini davacı ile dava dışı şirket arasındaki ilişkinin muhatabı olması mümkün olmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “mahkemece, miktar itibariyle yazılı delil ile savunmanın kanıtlanması gerektiği ve tanık dinlenmesine davacının muvafakat etmediği gözden kaçırılarak davalı tanıklarının alınan beyanlarının hükme esas alınmasının doğru olmadığı ve davacının dayanak belgedeki yazı ve imzanın kendisine ait olmadığına ilişkin inkarı üzerinde durularak belge asılları üzerinde imza ve yazı incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, bozulmuş, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre davacı hesabından paranın havale yapılmasına ilişkin belgedeki imzanın davacıya ait olmasına rağmen bu imzanın başka bir belgeden alınarak davaya dayanak belgeye yapıştırıldığı, buna göre davalı bankanın davacının talimatı doğrultusunda hesabından havale yapıldığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne kara verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.