YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7659
KARAR NO : 2014/15395
KARAR TARİHİ : 13.10.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … (Kapatılan) 43. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2013 tarih ve 2013/8-2013/329 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, davalının talebi üzerine davalı şirkete verilen kargo hizmeti neticesinde müvekkilinin fatura karşılığında davalıdan 3.455,92 TL tutarında alacağının bulunduğunu, ancak davalının taşıma hizmetinden doğan hizmet bedelini ödemediğini, bu nedenle davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazının iptali ile takibin devamına, davalının % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davanın reddini istemiş, karşı davasında da davacı karşı davalıya 28.03.2012 tarihinde sipariş formuyla bildirilen ebat ve kilodaki makinelerin hava yoluyla en geç 29.05.2012 tarihinde teslim edilmesi gerekirken geç teslim etmesi nedeniyle müvekkilinin esas alıcı firmaya karşı verdiği sözü tutabilmek için aynı makineyi 2. defa sipariş ederek başka bir nakliye firması ile anlaşarak taşıtmak durumunda kaldığı, taşıma bedeli olarak ödediği 3.742,39 TL kadar zarara uğradığını ileri sürerek 3.742,39 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı taşıma şirketi tarafından verilen hizmet gereği 3.455,92 TL bedelli faturanın düzenlendiği, işbu faturanın her iki şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan bu faturadan dolayı alacaklı olduğu, ancak davalı defterlerinde ise 3.455,92 TL’lik faturanın öncelikli olarak davacıya alacak kaydedildiği, daha sonra ise 20.12.2012 tarihli virman kaydıyla kapatıldığı, ancak bu ödeme ile ilgili herhangi bir müstenidatın defterlerinde gösterilmediği, davacı şirket tarafından taşıma konusu emtianın 29.03.2012 tarihinde yurtdışı satıcıdan teslim alındığı ve 12.04.2012 tarihinde …’daki havaalanına ulaştırılabildiği, bu şekilde taşıma hizmetinin gerçekleştirildiği, her ne kadar davalı tarafça taşıma hizmetinin gecikmeli olarak gerçekleştirildiği, bu nedenle esas alıcı firmaya karşı verilen sözün tutulabilmesi için aynı teçhizatın …’dan 2. defa sipariş edilerek dava dışı 3.bir firmaya taşıtıldığı, bu nedenle karşı davaya konu taşıma bedeli olan 3.742,39 TL’nin dava dışı firmaya ödendiği, bu nedenle davalı şirketin zarara uğradığı iddia edilmiş ise de bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere Montreal Konvansiyonu’nun 31/2. maddesi gereğince 21 günlük hakdüşürücü süre içerisinde itirazın dile getirilmediği gibi dava dışı 3. firmaya yaptırıldığı belirtilen 2. taşımaya ilişkin evrakların incelenmesinden; 2. taşıma konusu emtiaların 1. taşımaya konu emtialardan farklı olduğu, ayrıca yine bilirkişi raporunda belirtildiği üzere refakat belgelerinin hazırlanması, eksikliği veya uyumsuzluğundan doğan sorumluluğun da gönderene ait olduğu, yurtdışı satıcının kusurunun aynı derecede davalının kusuru olarak kabul edilmesinin gerektiği, dosyaya sunulan e-posta yazışmalarının incelenmesi neticesinde taşıma işleminin gecikmesinde davacının değil, davalı karşı davacının etkili olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile borçlunun itirazının iptali ile 3.455,92 TL üzerinden takip tarihinden itibaren davacı talebini aşmamak üzere avans faizi işletilerek takibin devamına, kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 1.382,36 TL %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 177,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.