YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7814
KARAR NO : 2014/14599
KARAR TARİHİ : 25.09.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 6. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/03/2013
NUMARASI : 2010/2915-2013/286
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/03/2013 tarih ve 2010/2915-2013/286 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin muhtelif tarihlerde davalı kuruma taşıma hizmeti verdiğini, taşıma bedelleriyle ilgili düzenlenen faturaların davalı yana teslim edilmiş olmasına rağmen bedellerinin ödenmediğini, bu konuda yapılan sözlü uyarıların sonuçsuz kalması üzerine alacağın tahsili amacıyla Ankara 7. İcra Müdürlüğü’nün 2010/7585 E. sayılı dosyasında başlattıkları takibin haksız itiraz nedeniyle durdurulduğunu belirterek, itirazın (yapılan ödemeler dikkate alınmak kaydıyla) iptali ile takibin devamına ve davalının % 40 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen 05/02/2013 tarihli bilirkişi raporuna göre, takip tarihi itibariyle davacı asıl alacağının ödemelerin mahsubu sonrasında 3.214,21 TL olacağı, işlemiş faiz dava konusu yapılmadığından ayrıca bir hesaplama yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının Ankara 7. İcra Müdürlüğü’nün 2010/7585 E. sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın iptali ile, takibin 3.158,58 TL üzerinden devamına, 3.158,58 TL asıl alacak için takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık % 16 yasal faiz uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline, takipten sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına, kabul edilen miktarın %20’ı olan 631,72 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, navlun bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece üç kez bilirkişi raporu alınmış olup, ilk rapor taraf defterleri ncelenmeden düzenlenmiştir.Taraf defterlerinin incelenmesi suretiyle düzenlenen 05/07/2012 tarihli bilirkişi raporunda davalının davacı defterlerinde yer almayan ödemeleri ispatlaması halinde, borcunun toplam 2.003,67 TL olacağı bildirilmiş; 05/02/2013 tarihli bilirkişi raporunda ise, takip tarihi itibariyle davacı alacağının 3.214,21 TL olduğu beyan edilmiş, mahkemece ise bilirkişi raporunda takip tarihi itibariyle asıl alacağın 3.214,21 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle hükümde takibin 3.158,58 TL üzerinden devamına karar verilmiştir. Mahkemece alınan son iki bilirkişi raporu çelişkili olduğu gibi her ne sebeple son bilirkişi raporuna itibar edildiği de belirtilmemiş ve her iki bilirkişi raporunda yer almayan bir miktara hükmedilmiştir. Bu durumda, davacının takipten sonra yapılan ödemeleri düşmek suretiyle itirazın iptali davasını açtığı gözetilerek dava tarihi itibariyle davacı alacağı konusunda alınan bilirkişi raporlarındaki çelişkileri gideren, yeni bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3.Kabule göre, takip tarihi itibariyle yürürlükte bulunan İİK’nın 67. maddesi gereğince icra inkar tazminatına hükmedilmesi halinde bu tazminatın oranı %40 olduğu halde, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, bu yönden de davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.