Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/7857 E. 2014/14958 K. 01.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7857
KARAR NO : 2014/14958
KARAR TARİHİ : 01.10.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …(Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/12/2013 tarih ve 2013/446-2013/350 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi tavzih talebinin reddine dair kararı davacı ve asli müdahiller vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan 22.07.2008 tarihli anlaşma uyarınca 1988 yapımı geminin müvekkili tarafından satın alındığını, davalı satıcı tarafından düzenlenen 25.07.2008 tarihli faturada geminin 1988 yapımı olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin satış bedeli olan 2.300.000 USD’den 1.240.000 USD’lik kısmını davalıya ödedikten sonra geminin 1972 yılından beri deniz ticaretinde kullanıldığını öğrendiğini, aslında geminin değerinin 800.000 USD olduğunu, davalının edimini doğru olarak yerine getirmediğini ileri sürerek, teslim edilen geminin bedelinin iade alınarak davalıya ödediklerinin iadesine, bu talep yerinde görülmez ise geminin bedelinin 800.000 USD olduğunun tesbitine, fazla ödenen 440.000 USD’nin davalıdan tahsiline, protokol uyarınca davalıya verilen 25.08.2007 keşide tarihli 141.667 USD bedelli 12 adet bonodan satıcı elinde halen olan 9 adet toplam 1.060.002 USD bedelli senetlerin iadesine, protokolün 3. Maddesi uyarınca gemi üzerine tesis edilen gemi ipoteğinin fekkine, senetler üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk karar, Dairemizin 1719/2598 sayılı ilamı ile dava kısmen kabul edildiği halde reddedilen miktar üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi, yine harç ve yargılama giderinin hesabında kabul ve ret oranları dikkate alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak davanın red olunan kısmı üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdir olunmuş, vekalet ücretinin yargılama giderlerinden olması ve mahkemece resen hükme bağlanacak olması, davalı taraf için usuli kazanılmış hak oluşturması nedeniyle davanın kabul olunan kısmı üzerinden davacı ve asli müdahiller lehine vekalet ücreti takdir olunmuş, harç ve yargılama giderleri de davanın kabul ve reddi oranına göre yeniden hesalanıp hükmedilmiş, davacı ve asli müdahiller vekili mahkemece verilen ilk kararın davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden de kesinleştiğini buna rağmen bozma sonrası yeniden bu kez daha düşük vekalet ücretine hükmedilmesinin maddi hata niteliğinde olduğunu ileri sürerek tavzih talenide bulunmuş mahkemece, tavzih talebinin yazı ve maddi hataya ilişikin olmayıp hükme dair olan vekalet ücretine ilişikin olduğundan yasal koşulları oluşmayan tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Tavzih talebinin reddine dair kararı davacı ve asli müdahiller vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı ve asli müdahiller vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve asli müdahiller vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, usul ve yasaya uygun bulunan tavzih talebinin reddine dair hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.