YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8160
KARAR NO : 2014/19269
KARAR TARİHİ : 08.12.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 tarih ve 2012/263-2013/346 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının davacı şirket yönetim kurulu üyesi bulunduğunu, “Tam Gün Statüde Hekim Sözleşmesi” başlıklı sözleşme ve “Mesul Müdür Yardımcısı Sözleşmesi” başlıklı sözleşmelerin davalı tarafça yönetim kurulu üyesi olduğu şirketin imza tarihindeki yetkilileri ile karşılıklı olarak imzalandığını, oysa davalı yönetim kurulu üyesinin şirketle sözleşme yapmasının genel kurul iznine tabi bulunduğu gerekçesiyle usulüne uygun imzalanmayan sözleşmelerin yok hükmünde sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hak düşürücü süre içinde davayı açmadığını, sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanımı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesinin TTK 334 (Yeni TTK 395. mad.) maddesindeki genel kurul izin şartı yerine getirilmediğinden batıl olduğu, bununla birlikte bu sözleşmenin 37. maddesi dışındaki hükümlerinin geçersizliğini ileri sürmenin MK’nın 2. maddesine aykırılık oluşturacağı, bu haliyle bir bütün halinde hekim sözleşmesinin iptalinden bahsedilmesinin yerinde olmayacağı, yok hükmünde sayılması istenen “Mesul Müdür Yardımcılığı Sözleşmesinin” TTK’nın 334. maddesi kapsamında genel kuruldan izin alınması gereken sözleşmelerden olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile “Tam gün statüde hekim sözleşmesinin” 37. maddesinin MK’nın 2. maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunun kabulü ile bu madde bakımından sözleşmenin kısmen butlanına, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 25,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davalıdan alınmasına, 08/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.