YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8161
KARAR NO : 2014/14460
KARAR TARİHİ : 24.09.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/10/2013
NUMARASI : 2009/561-2013/1738
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 30/10/2013 tarih ve 2009/561-2013/1738 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davalı M.. A..’a 20.10.1998 tarihli kredi sözleşmesi ile 2.500 TL’lik kredi kullandırıldığını, diğer davalının sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalayarak borcu teminat altına aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı borçlulara ihtarname gönderilerek kredi borcunun faiz ve ferileriyle birlikte ödenmesinin talep edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, 67.472,84 TL alacağa fazlaya ve hesap hatasına ilişkin her türlü hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 05/10/2009 tarihinden itibaren %153 oranında temerrüt faizi yürütülmesine, BSMV’nin de sözleşme gereği davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan B.. K.. vekili, müvekkilinin davacı bankadan kredi kullanmadığını, bu durumun Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava ile de tespit edildiğini, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/360 Esas sayılı ceza dosyasında davaya konu kredinin bu davalılarca alınıp kullanılmadığının, hatta kredi sözleşmesini imzalamaya dahi bankaya gelmediklerinin, işlemlerin banka çalışanlarınca tamamlandığının belirlendiği, dolayısıyla açılan bu krediden davalı şahısların hukuken sorumlu olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava kredili mevduat hesabı sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında tüketici kredisi sözleşmesi düzenlendiğinin ileri sürülmediği ve taraflar arasında 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasa’nın 10. maddesinde tanımlanan nitelikte tüketici kredisi sözleşmesi, geri ödeme planının ibraz edilmediği, taraflar arasında yasaca tanımlanan tüketici kredisi sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği, uyuşmazlık hakkında 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasa’nın 10. maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı, bu nedenle davacı banka ile davalılar arasında anılan Yasa’nın 3/h maddesinde tanımlanan tüketici işleminden söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın genel hükümlere göre genel mahkemelerde bakılıp sonuçlandırılmasının yasal zorunluluk olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.