YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8334
KARAR NO : 2015/5375
KARAR TARİHİ : 16.04.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/11/2012 tarih ve 2005/360-2012/293 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/04/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların davalılardan …’ın başkanlığında 1989 yılında … ili “…” ören yerinde arkeolojik kazılara başladıklarını, müvekkilinin bu kazılarda epigrafik uzmanı olarak görev aldığını, kazıların başlamasından itibaren davacının kazıda bulanacak çeşitli yazılı belgeleri arşivlemek ve yayıma hazırlamak üzere kazılara bilfiil katılıp malzemeleri arşivlediğini, müvekkilinin 1994 yılında anıtın 42 eski Yunanca yazılı blokunu ortaya çıkardığını, 1995 yılında aylarca masa başında uğraşarak kazı sırasında darmadağın olan bu yazıtlı blokları içeriklerindeki anlamları da göz önüne alarak eksik kalan bloklara rağmen kağıt üzerinde eksik kısımları kendi uzmanlık bilgileri dahilinde tamamlayarak birleştirmeyi başardığını ve kartondan maketini yaptığını, ancak müvekkilinin isminin kazı heyetinden çıkarıldığını, maketin sadece müvekkilinin bilgi ve düşüncelerinin ürünü olduğunu, 2000 yılında müvekkilinin anıtı bilimsel yayına hazırlarken davalıların anıtı müvekkilinin kendilerine bilgi için verdiği, yayınlanmamış bilimsel dokümanları ve alçıdan maketin gizlice çektikleri fotoğraflarını yanlışları ile birlikte kullanarak 2001 yılında “…” başlığı altında yayınladıklarını, sonuçta davalıların kendilerine bilgi için verilen yazıt kopyalarını karton maket resimleri ile sözlü bilgilerini kullanarak alçı maketi tüm hataları ile resimleyerek, şematik yol haritası taslağını yine tüm hataları ile birlikte olduğu gibi kopya ederek izinsiz olarak kitaplarında yayınladıklarını, böylece yayın hakkı müvekkilinde olan epigrafik bir malzemeyi uzmanlık sahaları dışına çıkarak haksız bir şekilde yayınladıklarını ve müvekkilini bu nedenle maddi ve manevi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, davalıların müvekkilinin ilim ve edebiyat eserine vaki tecavüzlerinin ref’ine, yayınlanan nüshalar üzerine müvekkilinin adının derc edilmesine ve hataların düzeltilmesinin şerh edilmesine, 25.000 TL maddi, 25.000 TL manevi zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … ve … vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Diğer davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalılardan … başkanlığında … Antik Kenti’nde yapılan kazı çalışmalarında epigrafi uzmanı olarak heyete katıldığı, 2001 yılında heyetten ayrıldığı, tüm sayfalarda davalılarca yayınlanan “…” isimli eserde davacının görüşlerinden faydalandıklarını, dipnotlarda ve paragraf içinde bilimsel etik kurallarına uygun olarak yer verdikleri, davalıların davacının görüşüne tecavüz ettiğine dair bir bulgunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece yargılama sırasında iki ayrı bilirkişi raporu alınmış ise de hükme esas bilirkişi kurul raporu ile hükme esas alınmayan diğer rapor arasında (asıl ve ek rapor) açık bir çelişki bulunmasına rağmen mahkemece çelişki giderilmemiş,üstelik hükme esas bilirkişi raporuna göre davacı vekilinin ciddi nitelikteki itirazlarını karşılayan ek rapor alınmamış ve kararda davacı tarafın itiraz nedenleri dahi denetime elverişli bir şekilde değerlendirilip tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacı vekilinin itirazlarını da karşılayan ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri gidecek şekilde uyuşmazlık konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.