Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/8346 E. 2015/5620 K. 22.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8346
KARAR NO : 2015/5620
KARAR TARİHİ : 22.04.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/02/2014 tarih ve 2012/188-2014/37 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/04/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalılar vekili Av….dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından hazırlanıp piyasaya sürülen … isimli bilgisayar yazılımının davalılar tarafından müvekkilinden izinsiz olarak kullanıldığının tesbit edildiğini, bu durumun müvekkilinin eser sahipliğinden doğan haklarının ihlali olduğunu ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 90.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, husumet itirazı ile birlikte, davaya konu yazılımın müvekkilleri tarafından kullanılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait bilgisayar programının 5846 sayılı FSEK’nın 2/a. maddesi hükmünde ilim eseri niteliğinde olduğu, davalı şirkete ait işyerinde 24.05.2012 tarihinde yapılan aramada şirkete ait iki adet dizüstü bilgisayarda … isimli bilgisayar programının izinsiz ve lisansız şekilde yüklenmek suretiyle kullanılmış olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, FSEK’nın 68. maddesi hükmü gereğince 69.443,82 TL’nin reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı…’ün davalı şirketin müdürü olması nedeniyle TMK’nın 50. maddesi kapsamında sorumluluğunun bulunmasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan kararın ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.718,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 1.509,35 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 22/04/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Mahkemece eser sahibi davacının eseri üzerindeki mali haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle talep gibi 5846 sayılı Kanun’un 68. maddesi uyarınca üç kat telif tazminatına hükmedilmiş ise de; Kanun’un 68. maddesinin 1. fıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltanların bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebileceği belirtilmiş olup, aynı Kanun’un 66/3. fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilebilecek “en çok üç kat fazla” tazminatı tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirlemek yetkisi mahkeme hâkime aittir. BK’nın 43/1. maddesi de bu yetkiyi desteklediği gibi, Anayasa Mahkemesi’nin konu ile ilgili 28/02/2013 gün 2012/133 Esas 2013/33 sayılı kararında yer verilen “hak sahiplerinin dava yoluyla isteyebileceği bedele üst sınır getirildiği, hâkimin taleple bağlı olduğuna dair veya takdir yetkisine ilişkin olumsuz bir düzenleme içermediği, bu sınır içerisinde kalmak şartıyla hâkimin dosya içeriği ve talebi de gözeterek takdir yetkisi kullanacağının açık olduğu ve her dava konusu olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği” şeklindeki gerekçe de muhalefet görüşüm doğrultusunda bulunmakta olup somut olayda mahkemece bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmadan rayiç bedelin üç katına hükmedilmiş olması nedeniyle kararın bu yönden bozulması gerektiği kanaatinde olduğundan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 20/02/2014