YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8505
KARAR NO : 2014/10986
KARAR TARİHİ : 10.06.2014
MAHKEMESİ : ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/12/2013
NUMARASI : 2013/642-2013/642 D.İŞ.
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/12/2013 gün ve 2013/642-2013/642 D.İş. sayılı kararı Yargıtay’ca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, ihtiyati hacze konu edilen alacağın ipotekle teminat altına alındığını bu nedenle verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılması talep etmiştir.
Alacaklı vekili, İİK m. 167 kapsamında rehin ile temin edilse bile çek ile ilgili takip yapma haklarının olduğunu, ayrıca müvekkilinin alacağının ipotek ile teminat altına alınan tutardan yüksek olduğunu, rehin açığı bulunduğunu belirterek ihtiyati hacze itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, ihtiyati haciz talebinin rehinle temin edilen alacak için istendiği, haczin rehinle temin edilen miktarın üzerinde olan alacak için istendiği hususunun talep dilekçesinde belirtilmediği gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati haciz isteyen şirketin alacağı için ipotek tesis edildiği gerekçesiyle borçlunun itirazının kabulüne ve ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir. Ancak, İİK 45. maddesi gereğince “Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.” Aynı Yasa’nın 3. fıkrası gereğince ise “Poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167’nci madde hükmü mahfuzdur”. İİK 167. maddesi gereğince “… alacağı çek/poliçe veya emre muharrer senede müstenit olan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile bu bölümdeki hususi usullere göre veya borçlu iflasa tabi şahıslardan ise iflas yoluyla takipte bulunabilir.” Bu durumda mahkemece İİK 45 ve 167 madde hükümleri gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.