YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/867
KARAR NO : 2014/11619
KARAR TARİHİ : 17.06.2014
MAHKEMESİ : MANAVGAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 10/10/2013
NUMARASI : 2013/5-2013/652
Taraflar arasında görülen davada Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/10/2013 tarih ve 2013/5-2013/652 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %15 oranında hisse sahibi olduğunu, davalı şirketin 22.10.2012 tarihinde icra ettiği olağan genel kurul toplantısının 2, 3, 5 ve 6. maddesinde alınan kararlar ile 26.11.2012 tarihinde icra ettiği olağan genel kurul toplantısının 3, 4, 5 ve 7. maddesinde alınan kararların kanun, şirket ana sözleşmesi ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, bu genel kurul kararlarının iptaline, TTK’nın 438. maddesi gereğince davalı şirketin 2011 yılı hesap faaliyetlerinin denetimi amacıyla özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın muhalif kaldığını iddia ettiği kararların hiçbirine karşı iptal davası açabilme şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 26.11.2012 tarihli davalı genel kurul kararının 5. gündem maddesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer davacı iddialarının reddi gerektiği, davalı şirkete özel denetçi atanması şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 26.11.2012 tarihli genel kurul toplantısının 5 nolu gündem maddesinin iptaline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, anonim şirketlerde genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK’nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır. Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi peşin muhalefetin olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Somut olayda, davacının iptalini istediği 22.10.2012 ve 26.11.2012 tarihli genel kurul kararlarına karşı davacı vekilinin olumsuz oy verdiği anlaşılmakta ise de, oylamadan önce davacı vekilinin “yazılı şerhimizde belirttiğimiz üzere divana sunuyoruz” şeklinde yazılı beyan dilekçesi verdiği veya muhalefet şerhini toplantı başkanlığına sunduğu belirtilerek bu dilekçeler genel kurul tutanağına eklenmiş olup, 22.10.2012 tarihli genel kurul toplantısında iptali istenen 2 ve 5. maddeleriyle ilgili olarak böyle bir beyan dilekçesi de verilmemiştir. Mahkemece, davacı vekilinin verdiği dilekçeler ve genel kurul tutanakları incelenerek TTK’nın 446/1-a maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediği Yargıtay denetiminden geçecek şekilde incelenmesi gerekirken, TTK’nın 446/1-a maddesi gereğince dava açma şartlarının bulunup bulunmadığı yönünde inceleme yapılmadan esasa ilişkin karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.