Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/8679 E. 2014/15580 K. 15.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8679
KARAR NO : 2014/15580
KARAR TARİHİ : 15.10.2014

MAHKEMESİ : BURSA (KAPATILAN) 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/11/2012
NUMARASI : 2012/141-2012/314

Taraflar arasında görülen davada Bursa (Kapatılan) 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/11/2012 tarih ve 2012/141-2012/314 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların kendisini ve arkadaşı dava dışı S. S.i kandırarak muvazaalı bir şirket kurarak ticari faaliyette bulunduklarını, şirket adına kesilen fatura, sevk irsaliyesi ve para ödemelerinde, şirketin tüm faaliyetlerinde kendisinin ve S. S.’in hiçbir fiili ve hukuki ilişkisinin bulunmadığını, şirketin gerçek sahiplerinin şirketi başkasına devrettiğini, kendisinin şirket müdürü olarak gösterilerek vergi borcu altına sokulduğunu, muvazaalı olarak kurulan bu şirket ile kendisinin hiçbir hukuki ve maddi ortaklığının bulunmadığını ileri sürerek, davalıların muvazaalı olarak kurmuş oldukları şirket ile ortaklığının, sahipliğinin olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar yargılamaya katılmamışlardır.
Mahkemece, davalı şirketin en son ortaklar pay listesine göre ortakların %68 pay oranı ile davacı H.. A.. ve %32 pay oranı ile dava dışı S. S. olduğu, davacının şirket payını devrettiği iddiasının bulunduğu, dosyaya sunulan 04/11/2008 tarih 2008/6 karar sayılı ortaklar kurulu kararı fotokopisinden davacının hisselerinin tamamını dava dışı V. S. isimli kişiye devrinin kabul edildiği, 05.11.2008 tarihli hisse devir sözleşmesi fotokopisinden ise davacının paylarından 272 adedini dava dışı M. N. isimli kişiye devrettiğinin anlaşıldığı, sunulan belgeler birbirleri ile çelişkili olmasına rağmen doğru oldukları kabul edilse dahi, dava dışı şirket ile hisse devri yapıldığı iddia edilen bu kişiler aleyhine dava açılmadığı, davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının dava dışı şirkete ortak olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde dava dışı şirkette herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığını, tüm faaliyetlerin kendisini kandırdığı iddia olunan davalılar tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürmekte olup; böyle bir uyuşmazlığın dava dışı şirket hasım olmadan halli mümkün değildir. Bu itibarla, davacıya dava dışı şirket hakkında ayrı bir dava açmak üzere süre verilmesi ve açılacak davanın işbu dava ile birleştirilerek görülmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.