YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8687
KARAR NO : 2014/15539
KARAR TARİHİ : 14.10.2014
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 18/02/2014
NUMARASI : 2013/234-2014/99
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2014 tarih ve 2013/234-2014/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait “S.” markasının dünyaca tanınmış marka olduğunu, bir çok ülkede tescil edildiğini, TPE nezdinde de … no ile tescili bulunduğunu, davalı adına 37. sınıfta 2009/48226 nolu “S.” markasını tescil ettirmiş ise de, müvekkilinin marka üzerinde gerçek ve üstün hak sahibi olduğunu ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğüne sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin “S.” markasının halılar için kullanıldığını, davacının halı üretiminin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının marka tescilinin davacının tescilinden sonraki tarihli olduğu, her iki markanın birbirinin aynısı olduğu, tarafların aynı iş kolunda iştigal ettikleri, davacının bu markayı uluslararası piyasada uzun yıllardan beri kullandığı, davacının markanın hükümsüzlüğünü istemekte hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, gerçek ve üstün hak sahipliği nedenine dayalı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafa ait “S.” markaları 06 ve 20. sınıf ürünler, davalı tarafa ait dava konusu “S. markası ise 27. sınıf ürünler yönünden tescillidir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda dava konusu marka ile davacının markalarının tescilli olduğu mallar için “bağımsız ve bambaşka alanlara ait değildir” ifadesi kullanılmış, taraf markalarının tescilli olduğu mallar tek tek karşılaştırılarak 565 sayılı KHK’nın 8/1-(b) maddesi kapsamında aralarında benzerlik bulunup bulunmadığı denetime elverişli bir şekilde tartışılmamıştır. Yine, davacı vekili müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu ileri sürmüş olup, benimsenen bilirkişi raporunda davacı markasının üst düzeyde tanınmışlık seviyesinde olduğu belirtilmişse de, bu sonuca nasıl ulaşıldığı somut delillerle tartışılmamış olmakla alınan bilirkişi raporu eksik ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece, davalı vekilinin davacı markasının tanınmış marka olmadığı ve taraf markalarının tescilli oldukları sınıfların farklı olduğu yönündeki bilirkişi raporuna itirazları da karşılanmamıştır. Bu durumda, yapılan açıklamalar ışığında davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak ve tanınmışlık ile tescil kapsamındaki mallar da karşılaştırılmadan yetersiz gerekçeyle davanın kabulü ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.