YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8798
KARAR NO : 2014/14978
KARAR TARİHİ : 01.10.2014
MAHKEMESİ : AKHİSAR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/03/2014
NUMARASI : 2013/725-2014/114
Taraflar arasında görülen davada Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/03/2014 tarih ve 2013/725-2014/114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, ortaklığının kendi istek ve iradesiyle değil, babasının vefatından sonra mirasçı olması sebebiyle gerçekleşmiş bir ortaklık olduğunu, ev hanımı olan müvekkilinin şirketin iştigal konusu olan işlerden anlamadığı gibi bu tür işlerle uğraşmak, şirket ortaklığını sürdürmek de istemediğini, ayrıca şirket müdürü olan kardeşinin şirketin işleyişi, faaliyetleri, alacak ve borçları konusunda bilgi vermekten kaçınması üzerine kendisine ihtarname gönderildiğini, ihtarnamede belirtilen süre içerisinde müvekkilinin talepleri yerine getirilmediği gibi kendisine herhangi bir bilgi de verilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı limited şirket ortaklığından çıkmasına, 64.687,50 TL olan ayrılma akçesinin ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi, şirketin tüm işlerini takip ettiğini ve şirketin işlerinde bir sorun olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 6102 sayılı TTK’nın 638/2 maddesine göre; her ortağın haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabileceği, davacının şirketin iştigal konusu ile ilgili bilgi, görgü ve tecrübeye sahip olmamasının tek başına davacının şirketten çıkması için haklı sebep niteliğinde olmadığı, davacı tarafın bunun haricinde ortaklıktan çıkma için haklı bir sebep de ileri sürmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, muhik sebeplere dayalı olarak limited şirketten çıkmaya izin verilmesi ve sermaye payının ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının şirketin iştigal konusu ile ilgili bilgi, görgü ve tecrübeye sahip olmamasının tek başına çıkma için haklı sebep oluşturmayacağı, davacının bunun haricinde haklı sebep sunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı iddiasında sadece mahkeme gerekçesinde haklı sebep olup olmadığı irdelenen nedene değil, ayrıca şirket müdürü olan kardeşinin, kendisine şirket hakkında bilgi vermekten de kaçınmasına, taraflarınca yapılan tüm girişimlerin sonuçsuz kalmasına da dayanmıştır. O halde mahkemece, davacının dayandığı tüm sebepler ve buna ilişkin deliller değerlendirilerek, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle davacının şirketten çıkmasını gerektirecek haklı bir sebebin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.