YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8827
KARAR NO : 2014/11004
KARAR TARİHİ : 10.06.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/06/2012
NUMARASI : 2010/238-2012/316
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/06/2012 tarih ve 2010/238-2012/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi DAVACI VEKİLİ VE KATILMA YOLUYLA DAVALI M. E. S. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yapımcılığını davalıların üstlendiği “R. İ. 2” adlı sinema filminde, filmin baş kahramanı R. İ.’in gazete sayfasındaki “Atlas Jet host arıyor” ilanının üzerinde bulunan müvekkiline ait cep telefonu numarasını fosforlu kalem içine aldığını, daha sonra bu numarayı arayarak iş başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin telefon numarasının izinsiz kullanıldığını, numarasının deşifre edildiğini, DVD ve CD görüntülerinde herhangi bir önlem alınmadığı gibi filmin televizyondaki gösterimlerinde de önlem alınmadığını, müvekkilinin aramalar ve mesajlarla defalarca taciz edildiğini ileri sürerek, 30.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, film, DVD, CD vs görüntülü kayıtların üretim, satış ve gösteriminin yasaklanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı M. E. S. vekili, müvekkilinin anılan filmin yapımcısı olmadığını, dava konusu sinema filminin yapımcılarının davalı A. Film Müzik Yapım Tic. Ltd. Şti. ile dava dışı Ö. Film Filmcilik ve Sin. T.A.Ş. olduğunu, müvekkilinin dava dışı yapımcı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, müvekkili F.. A..’un yapımcı şirket olan diğer müvekkili şirketin yetkili müdürü olduğunu, müvekkili F.. A..’a husumet yöneltilemeyeceğini, manevi tazminat talep edilebilmesi için gereken yasal koşulların hiçbirinin mevut olmadığını, talep edilen bedelin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların yapımcı olmaları nedeniyle husumet itirazlarının reddi gerektiği, davacının tanık vesair başka bir delil göstermediği, telefon kayıtlarına dayandığı, celp edilen cep telefonu kayıtlarına göre 12.02.2009 tarihinde vizyona giren filmden sonra davacıya ait cep telefonu numarasının herhangi bir kimse tarafından aranmadığı, tüm aramaların davacı tarafından yapıldığı, davacının başkaları tarafından aranarak rahatsız edildiği iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı M. E. S. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve “R. İ. 2” adlı filmin DVD ortamında piyasaya sunulan kopyasında ve ambalajında davalı M. E. S.’ın yapımcı olarak adının belirtilmiş olmasına göre, davalı M. E. S. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Anayasa’nın “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesi gereğince herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. Yine Anayasa’nın “Haberleşme hürriyeti” başlıklı 22. maddesinde, herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Türk Medeni Kanunu’nun 24. ve 25. maddeleri ile koruma altına alınmış olan bu hakların saldırıya uğramasının yaptırımı da dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde düzenlenmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesinde de herkesin özel ve aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiş; maddenin ikinci fıkrasında yasaya uygun sınırlama nedenleri sayılmıştır.
Anayasa’nın 20/2 ve 22/2. maddeleri gereğince milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş yargıç kararı bulunması; bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de yasa ile yetkili kılınmış merciin yazılı emri ile kişinin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranabilir, bunlara el konulabilir, haberleşme engellenebilir ve gizliliğine dokunulabilir.
Somut olayda, davalıların yapımcısı olduğu “R. İ. 2” isimli sinema filmindeki bir sahnede başrol oyuncusunun iş ilanındaki davacıya ait cep telefonu numarasını fosforlu kalemle işaretledikten sonra bu numarayı arayarak görüşme yaptığı, davacının cep telefonu numarasının anılan filmde kullanılması yönünde izni bulunmadağı anlaşılmaktadır. Davacı taraf, söz konusu sinema eserindeki bu görüntü nedeniyle defalarca aranarak ve cep telefonuna gelen mesajlarla taciz edildiği ileri sürerek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Telefon ile haberleşmede, özel hayatın gizliliği kapsamında olup, şahsiyet hakkının bir parçasını oluşturur. Davalılar tarafından yapımcılığı üstlenilen sinema eserinde herhangi bir geçerli sebep olmadığı halde, davacının telefon numarasının gösterilmesi yukarıda açıklandığı üzere dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK’nın 49. maddesi anlamında hukuka aykırı davranış oluşturur. Davacı taraf delil olarak dört sayfadan ibaret SMS çıktısı sunmuştur. GSM şirketince davacıya ait cep telefonuna ilişkin arayan numaraların dökümü için yazılan yazıya olumsuz cevap verilmiş, sadece davacının yaptığı aramaları gösteren kayıtlar sunulmuştur. Mahkemece, sadece arayan kayıtları gözetilerek tüm aramaların davacı tarafından yapıldığı, bu nedenle davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça sunulan SMS çıktıları dikkate alındığında davacının şahsiyet haklarının zarar gördüğünün ve cep telefonu mesajları dava dışı 3. kişiler tarafından gönderilse dahi davalıların eylemi ile zararlı sonuç arasında iliyet bağı bulunduğunun kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı M. E. S. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.