YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8828
KARAR NO : 2014/10987
KARAR TARİHİ : 10.06.2014
MAHKEMESİ : KIRIKKALE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/12/2012
NUMARASI : 2012/435-2012/465
Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/12/2012 tarih ve 2012/435-2012/465 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kuruma ait lokomotiv ile çekilmekte olan vagonlar arasında bulunan davalı şirkete ait vagonun raydan çıkması neticesinde meydana gelen kazada müvekkili kurumun zarara uğradığını belirterek 10.000,00 TL maddi tazminatın talep tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia ve tüm dosya kapsamına göre, HMK’nın 119. maddesi gereğince dava dilekçesinde iddia edilen her bir vakıanın ispat edileceği delillerin dava dilekçesinde sunulmadığı, bu eksiklikleri gidermesi için HMK’nın 120. maddesi kapsamında davacıya verilen kesin süre içerisinde eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle davanın HMK’nın 119/son maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece dava dilekçesinde her bir vakıanın ispat edileceği delillerin gösterilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak, dava dilekçesinin deliller başlıklı bölümünde dayanılan delillere yer verildiği gibi, belirtilen husus dava dilekçesinde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan da sayılamaz. Nitekim, HMK’nın 119. maddesinin ikinci fıkrasında, birinci fıkranın a, d, e, f ve g bentlerinin dışında kalan hususların dava dilekçesinin zorunlu unsuru oldukları ve verilen kesin süreye rağmen giderilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Gerçekten de, her ne kadar, HMK’nın gerekçesinde 119/1. maddenin f fıkrasındaki iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği hususu bir zorunluluk olarak zikredilmiş ise de, yukarıda da değinildiği üzere, bu hususun eksikliğinin maddenin ikinci fıkrasında müeyyideye bağlanmamış olması nedeniyle, davada ön inceleme aşamasında iddia ve savunmanın netleştirilmesi çerçevesinde ikmalinin mümkün olduğunun düşünüldüğü, bu nedenle de belirtilen eksikliğin bu madde kapsamında davanın açılmamış sayılmasını gerektirir bir eksiklik olarak öngörülmediği sonucuna varılmalıdır. Kaldı ki, mahkemece eksikliğin tamamlanması için davacı tarafa gönderilen kesin mehil ihtaratlı ve davacı tarafta kalması gereken davetiye parçasının da dosya içerisinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan tüm bu nedenler karşısında, mahkemece zorunlu unsur niteliğinde bulunmayan eksikliğe temas edilmek suretiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.