Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/8986 E. 2014/18738 K. 01.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8986
KARAR NO : 2014/18738
KARAR TARİHİ : 01.12.2014

MAHKEMESİ : KARABÜK 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/03/2014
NUMARASI : 2013/193-2014/222

Taraflar arasında görülen davada Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/03/2014 tarih ve 2013/193-2014/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin AYGAZ, MOGAZ ve LİPETGAZ markaları altında piyasaya yetkili bayileri aracılığı ile LPG sunduğunu, davalıya ait mahallerde çeşitli ebatlarda Aygaz, Mogaz, Lipetgaz markalı boş tüpler bulunduğunun belirlendiğini, davalının yasaya aykırı bir şekilde müvekkili tüplerini elinde bulundurarak, dolaşımdan kaldırdığını ve tüp sirkülasyonunu engellediğini, yetkisiz tesislerde kaçak ve standartlara aykırı olarak doldurulma ihtimali olan tüplerin tüketicilere satılarak üzerinde müvekkili şirkete ait markaların yer alması nedeniyle her türlü tehlike ve zararda şirketin zarardan sorumlu tutulduğunu ve bu şekilde ticari itibarının sarsıldığını ileri sürerek maddi tazminata ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ele geçen tüplerin müvekkili şirkette ele geçmediğini, tüplerin emanet olarak bırakıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalının davacıya ait boş tüpleri tüketicilerden alması ve bu suretle davacıya ait boş tüpleri şahsi ihtiyaçtan başka bir sebeple kendi işyerinde, taşıtında, deposunda bulundurmasının Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 8. maddesinin ihlali niteliğinde olduğu, bu haliyle TTK’nın 57/10. maddesine göre eyleminin haksız rekabet oluşturduğu, yine TTK m.56 kapsamında eyleminin dürüstlük kuralının ihlali olarak değerlendirilebileceği gerekçesiyle davacı şirketin tescilli markalarından faydalanmak suretiyle marka hakkına tecavüz bulunmadığından bu konudaki talebin reddine, davalının işyerinde, depolarında ve dolum tesislerinde, vasıtalarında ve ticari gaye ile bulundurduğu her yerdeki dolu veya boş, Aygaz, Mogaz ve Lipetgaz markalı tüplerin toplatılmasına, 10.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- 6098 sayılı TBK’nın 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut olaya gelindiğinde, davacının uğradığı manevi zarar kapsamında hükmedilen manevi tazminat miktarı, olayın özellikleri, olay tarihi, ele geçen tüplerin adedi dikkate alındığında yüksek olup, mahkemece daha ılımlı ve adalete uygun, makul bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.