YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9012
KARAR NO : 2015/6172
KARAR TARİHİ : 30.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … (Kapatılan) 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/02/2014 tarih ve 2013/142-2014/61 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28/04/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı asil … ve davalı… Tic. Ltd. Şti. vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı şirketin ortağı olduğunu, ortaklar arasında sorunların başlaması üzerine şirketin faaliyetini devam ettirdiği adresten ayrıldığını, adres değişikliğinin ticaret siciline ve ortaklara bildirilmediğini, şirketin faal olup olmadığının da bilinmediğini ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ticaret siciline tescil ettirdiği adreste bulunmadığı, adres değişikliğinin de ticaret siciline bildirilmediği, adresinin neresi olduğunun bilinmediği, faaliyetini devam ettirip ettirmediğinin de bilinmedi gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu`nun 35/4. maddesinde tüzel kişiler yönünden tebligat yapılacak adresin resmi kayıtlarda görünen adres olduğu belirtilmiştir. Anılan Yasa’nın 12. ve 13. maddelerinde ise, tüzel kişilere tebligatın yetkili mümessillerinden birine, bunların tevziat saatinde bulunamamaları halinde orada hazır bulunan memur veya müstahdeme yapılacağı düzenlenmiştir.
TC Anayasasının 36. ve 6100 sayılı HMK’nın 27. maddelerinde, taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, karar verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla kişinin kendisinden habersiz olarak yargılama yapılarak karar verilmesi kural olarak mümkün değildir.
Somut olayda, dava dilekçesi davalı şirketin bilinen en son adresi olarak “…” adresine gönderilmiş, ancak davalı şirketin adreste bulunamadığından bahisle tebligat iade edilmiştir. Bunun üzerine mahkemece ticaret sicil müdürlüğünden gelen yazı üzerine aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat çıkarılmıştır. Yargılama bitip hüküm verildikten hemen sonra davacı tarafından davalı şirketin adres değişikliğine ilişkin ortaklar olarak kurulu kararının ilanını gösterir 21.03.2012 tarihli ticaret sicil gazetesi örneği dosyaya sunulmuş, mahkeme ilamı bu adrese tebliğ edilmiştir.
Bu durumda, davalı şirket tarafından dava tarihinden önce adres değişikliği yapıldığı ve bu hususun ticaret sicil gazetesinde usulüne uygun olarak ilan edildiği gözönüne alındığında mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı bakımından taraf teşkili yapılmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.