Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/9021 E. 2014/15575 K. 15.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9021
KARAR NO : 2014/15575
KARAR TARİHİ : 15.10.2014

MAHKEMESİ : ADANA 2. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/03/2014
NUMARASI : 2012/2309-2014/554

Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 05.03.2014 tarih ve 2012/2309-2014/554 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan emekli maaş hesabına, davalı bankanın alacağına mahsuben hukuka aykırı olarak bloke konulduğunu ileri sürerek, blokenin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bankacılık uygulamasında ”emekli maaşı hesabı” adı altında ayrı bir hesap türü olmadığını, davaya konu hesap üzerinde haciz mevcut olduğunu, müvekkili tarafından hesap üzerine konulmuş bloke bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, İİK’nın 83/a maddesi gereğince 82 ve 83 maddelerinde yazılan mal ve hakların haciz olunabileceğine ilişkin önceden yapılmış olan sözleşmelerin muteber olmadığı, 28/02/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 93/1 maddesinde yapılan değişiklikle haczedilmesi mümkün olmayan maaş haczine muvafakat edilmesi halinde haczin mümkün hale getirildiği, davacının böyle bir muvafakatının bulunmadığı gerekçesi ile davacının maaş hesabına konulan blokenin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1-4822 sayılı Kanun’la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3/e maddesinde tüketicinin, “mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi”, 3 (h) bendinde tüketici işleminin “mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi” ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı bankaya olan borcu sebebiyle maaş hesabına konulan blokenin kaldırılması istemine ilişkin olup; 6762 sayılı TTK’nın 4/6. maddesi uyarınca, bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir husus yoktur. Ayrıca, görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir.
Bu itibarla, tüketici mahkemesi tarafından karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.