YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/906
KARAR NO : 2014/8202
KARAR TARİHİ : 02.05.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/09/2013 tarih ve 2013/7-2013/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili, fer’i müdahil … vekili ve ihbar olunan … tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18,563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 22/11/1999 tarihinde davalı… Bank A.Ş.’ nin eski unvanı olan … A.Ş.’ nin … Şube Müdürlüğü hesabına 10.900,00 TL para yatırdığını, müvekkilinin davalı bankaya para yatırmasından kısa bir süre sonra … tarafından bankaya el konulduğunu, müvekkilinin yatırmış oldukları paranın kendisine iadesini istediğinde paranın iade edilmediğini, gerek … , … rapor ve incelemeleri ve gerekse Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile de sabit olduğu üzere davalı bankanın “… ” kisvesi altında mudilerden para topladığını ve bu paraların iç edildiğini, davalı banka hakim hissedarı ve yöneticilerinin yaptıkları usulsüz ve hukuka aykırı işlemleri neticesinde müvekkili gibi binlerce mudinin zarara uğratıldığını ileri sürerek, 12/11/1999 tarihinde müvekkili tarafından davalı bankaya yatırılan 10.900,00 TL’nin 28/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı… Bank A.Ş. ve fer’i müdahil … vekili, davanın zamanında açılmayarak dava açma süresinin sona erdiğini, hak düşürücü sürenin de geçtiğini, müvekkili banka ile … Security … Bank Ltd.’nin farklı tüzel kişiliklere sahip kuruluşlar olup başka bir kuruluş için bankaya husumet yöneltilmesinin usule aykırı olduğunu, davacının serbest iradesi ile daha fazla faiz getirisi sağlayan bir yatırım alternatifi olarak kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müvekkili banka tarafından davacının iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını, davacı tarafından talep edilen alacağın mevduat olmadığını, davacının özen yükümlülüğünü de yerine getirmediğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
İhbar olunan … vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, … A.Ş. tarafından … … Ltd.’ye gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs’a gönderilmediği, inanılan, güvenilen taraf durumundaki … A.Ş.’nin inançlı işlem nedeniyle görünüşte havale yaptıran mevduat sahibine karşı sanki mevduatı kabul etmiş gibi sorumlu tutulması gerektiği, bir bankaya başvurarak parasını bir başka bankaya havale ettirerek orada değerlendirmek isteyen müşteri ile banka arasında bir aracılık ilişkisinin kurulacağı, aracılık hizmetlerinin temelinde de vekalet akdinin yattığı, BK 309. maddesi uyarınca vekalet sözleşmesinde vekil görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini sadakatle korumakla görevli olacağından, güven kurumu olan bankanın bu durumu bilerek davacıyı … ‘a yönlendirdiği, uyuşmazlık konusu olayın havale görünümlü mevduat toplama niteliği arz ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.900,00 TL’nin taleple bağlı kalınarak 28.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı… Bank A.Ş.’den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, fer’i müdahil … vekili ve ihbar olunan … vekili temyiz etmiştir.
1 – Davanın ihbarı ve davaya müdahale HMK’nın 61. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Yasa’nın 68. maddesine göre, feri müdahil lehine müdahale ettiği taraf ile birlikte hareket edebilir. Dava, ihbar olunan Ordu Yardımlaşma Kurumuna davalı… Bank tarafından ihbar edilmiş, … davaya fer’i müdahil olarak katılmamıştır, ihbar olunanın aleyhine hüküm kurulmadığı gibi, tek başına kararı temyiz etme yetkisi bulunmadığından, ihbar olunan … vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2 – Davalı… Bank A.Ş. ile fer’i müdahil … vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer’i müdahil … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3 – Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden … A.Ş.’nin 22.12.1999 tarihinde … ’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise … A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine … ile … A.Ş. (sonraki unvanı… Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından … ’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen … A.Ş.’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan … vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı… Bank ve fer’i müdahil … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ile fer’i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 2. bendinin çıkartılarak yerine “Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafça yapılan peşin harç gideri 161,90 TL’nin istek halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine” ibaresinin eklenmesine, 3. bentte yer alan “741,65 TL yargılama giderinin” ibaresinin çıkartılarak yerine “579,75 yargılama giderinin” ibaresinin eklenmesine, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, alınmadığı anlaşılan 119.00 TL temyiz başvuru harcı ile 25,20 TL temyiz ilam harcının ihbar olunan … ”tan alınmasına, 02/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.