YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9126
KARAR NO : 2015/6938
KARAR TARİHİ : 14.05.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 43. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/03/2014
NUMARASI : 2011/188-2014/60
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 43. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.03.2014 tarih ve 2011/188-2014/60 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, davalı banka vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28.04.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. N.. G.., davalı Ing Bank A.Ş vekili Av. E. Iş. ve TMSF vekili Av. C. K. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın devraldığı Y. A.Ş.’nin K. Şubesi’nde açtığı hesaplardaki paraların banka çalışanlarının yönlendirmesi ile off-shore hesaplarına aktarıldığını, davalı banka dışındaki davalılar ile 09.02.2001 tarihinde protokol yapılarak alacağın bu davalılar tarafından kabul edildiğini, bu protokole dayalı olarak açılan dava sonucu müvekkiline 25.000 USD ve 491.750 USD ödeme yapıldığını, bu ödemeler mahsup edildiğinde müvekkilinin davalı banka nezdinde 587.371,00 TL bakiye alacağının kaldığını, bu bedelin paranın bankaya yatırıldığı tarihten itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, alacağın 09.02.2001 tarihli protokole göre belirlenmesi halinde 1.006.383 USD’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka ve feri müdahil TMSF vekilleri, zamanaşımı defi ve husumet itirazı ile birlikte davacının alacağının tamamının 16.02.2010 tarihinde davacıya ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı B.. A.. dışındaki diğer davalılar vekilleri davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankaya yatırdığı paranın off-shore hesaplarına aktarılmadığı, davalı banka bünyesinde kaldığı, bu nedenle davalı bankanın bu paradan sorumlu olduğu, davacının yatırdığı toplam 627.432,37 TL’nin USD karşılığının 1.182.473,70 USD olduğu, davacı tarafından 491.750 USD ve 27.722,70 TL tahsil edilen miktarın bu bedelden mahsubu ile davacının bakiye 338.782,20 TL alacağı kaldığı gerekçeliyle, davanın kısmen kabulüne, 338.782,20 TL’nin avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, davalı Ali Avni Balkaner hakkındaki davanın tefrikine, diğer davalılar hakkındaki davanın açlmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı banka vekili ve feri müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı bankanın külli halefi olduğu Y. A.Ş. K.Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Y. S. O. Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nın 237. (6100 sayılı HMK’nın 303.) maddesinde düzenlenen kesin hüküm, bir dava şartı olup, kamu düzenine ilişkindir. Bir dava karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı taraflar arasında, aynı konuda, aynı hukuki sebebe dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Açılması halinde, ikinci dava kesin hüküm nedeniyle esasa girilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. Kesin hükmün oluşması için davanın taraflarının, müddeabihinin ve dayanılan vakıaların her iki dava için de aynı olması ve ilk kararın kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Somut olayda, davacının da içinde bulunduğu 281 kişi tarafından davalı bankanın devraldığı O. A.Ş. ve TMSF aleyhine Şişli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/552 Esas sayılı dosyasında açılan davada alınan bilirkişi raporunda davacı alacağının 491.750 USD olduğu belirtilmiş olup, davacı vekili tarafından fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmaksızın dava ıslah edilerek anılan miktarın tahsili talep edilmiş ve mahkemece davacı alacağı 491.750 USD olarak kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir. Verilen bu karar Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafından vekalet ücretine yönelik olarak düzeltilerek onanarak kesinleşmiştir. Kabul edilen bedel de feri müdahil TMSF tarafından davacıya ödenmiştir.
Temyize konu işbu davada ise davacı vekili ilk davada hükmedilen 491.750 USD’nin ödendiği halde halen banka nezdinde alacağın olduğunu ileri sürmüş ise de alacağın temelini oluşturan ve ilk davaya konu edilen davalı bankanın devraldığı Y. A.Ş.’ye yatırılan Türk Lirasının Amerikan Dolarına çevrilmiş olan bedel olduğu, bu paranın tahsili için açılan ilk davada davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaksızın 491.750 USD’nin tahsilini talep ettiği ve mahkemece verilen ilk kararın davacı ile davalı banka arasında anılan bedel yönünden kesin hüküm teşkil ettiği görülmekle, bu durumda mahkemece banka yönünden davanın kesin hükümden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı banka ve feri müdahil vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı banka ve feri müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı banka vekili ile feri müdahil TMSF vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.