Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/919 E. 2014/3099 K. 20.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/919
KARAR NO : 2014/3099
KARAR TARİHİ : 20.02.2014

MAHKEMESİ : … FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/02/2012 gün ve 2011/131-2012/6 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.10.2013 gün ve 2012/4997-2013/18342 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın “…” ibareli çok sayıda tanınmış markası bulunduğunu, davalı adına tescilli 2010/24961 sayılı “…” markasının kendi önceki tarihli marka haklarına tecavüz oluşturduğunu, davalı markasının iltibasa neden olacağını ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markasının davacıya ait markalarla aynı veya benzer olmadığını, müvekkilinin markasının davalı markaları ile karıştırılmasının söz konusu olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı markaları ile davalı markasının birbirinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olmadığı, ancak KHK 8/1-b maddesine göre ortalama tüketicinin davalıya ait tescilli markayı taşıyan ürünleri gördüğünde, bu ürünlerin davacı firmaya ait olabileceği ve onun seri markalarından biri olabileceğini düşüneceği, bu durumun iltibasa neden olacağı, dava konusu markanın 29., 30. ve 32. sınıflar yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, dava konusu markanın kayıtlı olduğu emtiadan 40. sınıfa giren hizmetlerin davacının önceki tarihli markalarında yer almadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.10.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.