YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9268
KARAR NO : 2014/16537
KARAR TARİHİ : 31.10.2014
MAHKEMESİ : İZMİR 7. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/02/2010
NUMARASI : 2009/508-2010/121
Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/02/2010 tarih ve 2009/508-2010/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava ve ıslah dilekçesi ile, müvekkiline ait işyerinden davalıya ait POS cihazı ile yapılan birinci alışveriş ile ilgili eksik ödeme yapıldığını, ikinci alışveriş ile ilgili ise davacı hesabına yatan para üzerine bloke konulduğunu, oysa müvekkilinin dava konusu alışverişlerle ilgili olarak üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini ileri sürerek, 5.032 TL’nin temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üye işyeri sözleşmesine aykırı davrandığını, dava konusu işlemlerden birisinin şüpheli, diğer işlemin ise sahte kart ile yapıldığını, müvekkilinin yaptığı işlemlerin ve almış olduğu tedbirlerin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kopyalanmış kredi kartının sahteliğinin bankaca tespit edilemeyeceği, kart kullananların kimlik bilgilerini ve imzasını üye işyerinin kontrol ile yükümlü olduğu, kopya kart ile çekilen tutarın davalı bankaca G. Bankası hesabına ödenmesi işleminin ve davalı bankanın dava dışı Casım’a ait kredi kartı ile yapılan satış işleminden dolayı ödenmeyen 200 TL üzerine bloke koymasının sözleşme hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, üye işyeri sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı bankanın dava dışı Casım’a ait kredi kartıyla yapılan satış işleminden dolayı ödenmeyen 200 TL üzerine de bloke koymasının, anılan işlemin sahte kartla yapılmaması ve dava dışı Casım tarafından işleme bir itirazda da bulunulmaması nedeniyle yerinde olmadığından bu miktar yönünden davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.