YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9328
KARAR NO : 2014/16871
KARAR TARİHİ : 05.11.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davad…. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.02.2014 tarih ve 2013/18-2014/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2010/48443 sayılı ve “…” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin KHK’nın 8/1. maddesi uyarınca 2001/09527, 2001/08555, 2001/10152, 2001/04743 sayılı “….” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın, TPE YİDK’nin 2012-M-3602 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa müvekkilinin kozmetik ve ilaç sektöründe saygın bir kuruluş olduğunu, 1905’te Almanya’da faaliyete başladığını, …markasının ilk olarak 1962’de Almanya’da tescil edildiğini, davalı başvurusuna konu markanın, müvekkili markalarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalının marka başvurusunda da kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili,davacının kozmetik alanında, 1923 yılında kurulan müvekkilinin ise ilaç alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili başvurusuna konu … ilaç markasının kanser ilaçlarında kullanıldığını, mutlaka reçeteli satılmak zorunda olduğunu, ücretleri ve sunumlarının da farklı olduğunu, oxaliplatin etken maddesinin isminden türetildiğini, davacı markalarıyla benzer olmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı TPE vekili; iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, kısmen benimsenen bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarının, ortalama tüketici kitlesinin bütüncül ve umumi bakış açısı dikkate alınarak yapılan değerlendirilmesinde, davacı adına önceden tescilli “…” ibaresi taşıyan markaları bilen ortalama tüketici kitlesinin, daha sonradan 03 ve 05. sınıf mallarda “…” markasını gördüğünde, işittiğinde ya da tecrübe ettiğinde, önceki markanın zihinlerinde bıraktığı iz ve intibanın etkisi ile önceki marka ile sonraki markalı malları üreten veya pazarlayan firmalar arasında idari–ticari veya hukuki bir bağlantı olduğunu düşünme ihtimallerinin yüksek olduğu, böyle bir düşüncenin davacının önceki markalarını KHK’nın 8/1 (b) maddesi anlamında karıştırılma tehlikesine maruz bırakacağı, bilirkişi heyetinin …. markası yönünden “….” ibaresinin benzerliği ortadan kaldıracağı yönündeki görüşünün hiçbir hukuki ve bilimsel bir temelinin bulunmadığı, birden fazla asli unsur barındıran markalarda yer alan asıl unsurlardan birinin dahi karıştırılma tehlikesinin varlığı için yeterli olduğu gerekçesiyle, aynı tür olan tüm 03. sınıf (05 ve 06. alt grup hariç) ve 05.sınıf mallar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalılardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.