Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/9341 E. 2014/16644 K. 03.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9341
KARAR NO : 2014/16644
KARAR TARİHİ : 03.11.2014

MAHKEMESİ :KAPATILAN) 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … (Kapatılan) 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/02/2014 tarih ve 2013/158-2014/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait iş yerinden 29 adet çekin çalındığını, çek iptali davası açtıklarını, dava konusu … … … Şubesi’ne ait 15/02/2013 vade tarihli B … nolu, 15.000,00 TL bedelli çekin davalı tarafından bankaya ibraz edildiğini, ödeme yasağı bulunduğu için davalıya ödeme yapılmadığını, davalının iyi niyetli yetkili hamil olmadığını, çekin müvekkilinin rızası hilafına çıktığını belirterek, dava konusu çekin müvekkiline istirdadına, haklı hamil sıfatı ile alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının husumet ehliyeti bulunmadığını, keşidecisinin …İnş. Mad. Teks. San. Tic. Ltd. Şti, lehtarın ise …. Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti. olduğunu, çekin bu şirket tarafından cirolanarak devredildiğini, müvekkilinin çeki ciro ile aldığını, iyi niyetli 3. kişi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, çek üzerindeki lehtar imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, sahtecilik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği, lehtar imzası bulunmadan çekin tedavüle sürüldüğü gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 792. (mülga 6762 sayılı TTK’nın 704) maddesi uyarınca açılmış bulunan çek istirdadı istemine ilişkin olup, davacı lehtar çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürmüştür. Mahkemece davacı lehtarın imzasının sahte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 677. (mülga 6762 sayılı TTK’nın 598) maddesi gereğince ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir. Ayrıca, davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde imzası bulunanların imzalarının gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu yoktur.
6102 sayılı TTK’nın 792. (mülga 6762 sayılı TTK’nın 704) maddesine göre, çek eline geçmiş olan hamilin, ancak çeki kötü niyetli iktisap ettiği veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğu takdirde, o çeki geri vermekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Hamilin kötü niyetli sayılabilmesi için de, bu çekin iktisabında, çekin rıza dışı elden çıktığını bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerekir. Ancak, hamilin kötü niyetli olduğunun veya iktisapta ağır kusurunun bulunduğunun ispat külfeti, çekin elinden rıza dışı çıktığını iddia eden tarafa aittir.
Somut olayda, dava konusu çekte mevcut ciro silsilesi içerisinde bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen lehtarın imzası sahte olsa bile bu durum davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmez. Davalı tarafın ancak, TTK’nın 704. maddesinde öngörüldüğü üzere, kötü niyetle çeki iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğu kanıtlandığı takdirde sorumlu olacağı kuşkusuzdur.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak, davalının hukuki durumunun yeniden ele alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.