YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9353
KARAR NO : 2014/14503
KARAR TARİHİ : 25.09.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMES
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/04/2013 gün ve 2012/90-2013/218 sayılı kararı onayan Daire’nin 06/01/2014 gün ve 2013/10203-2014/132 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 14/07/2000 tarihinde kurulan altı ortaklı bir limited şirket olduğunu, müvekkilinin müdürü …’ın payını dava dışı …’den devraldığını, devre ilişkin kararın ortaklar kurulunda kabul edilerek ortaklar pay defterine işlendiğini, davalının bu ortaklar kurulu kararının iptali için mahkemenin 2011/102 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, kararın kesinleşmediğini, ayrıca davalının müvekkili şirket aleyhine kötü yönetildiği ve şahsen zarara uğradığı iddiasıyla mahkemenin 2011/281 Esas sayılı dosyasında tazminat davası açtığını, yine mahkemenin 2011/280 Esas sayılı dosyası ile dava açarak şirketi olağanüstü genel kurul toplantısına davet ettiğini, karar kesinleşmeksizin ortağın ısrarı ile toplanan vekalet ve vekiller tarafından toplantı yapıldığını, bu olağanüstü toplantının ticaret sicili tarafından tescil edilmediğini, ticaret sicilinde tescil edilmeyen bu karar dayanak gösterilerek davalının şirket çalışanları ve şirket müdürüne ihtarname göndererek yönetime uymamayı teşvik ettiğini, bu davalar dışında mahkemenin 2011/481 Esas sayılı dosyası ile dava açarak müvekkili şirket müdürünün özel evrakta sahtecilik yaptığını iddia ettiğini ve son olarak mahkemenin 2012/52 Esas sayılı dosyası ile dava açarak müvekkili şirket müdürünün görevini suistimal ettiği gerekçesiyle azli ve şirketin kayyıma devrini talep ettiğini, davalı ortağın sürekli olarak şirkete karşı açılan davaların tarafı olduğunu ve bu nedenle ortaklığın sürdürülmesine olanak bırakmadığını, yine bu tutum ve davranışları ile ailenin şehirde bulunan ticari itibarını zedelediği gibi şirket içinde de güven bunalımına neden olduğunu ileri sürerek, davalı ortak …’ın (1972 doğumlu) müvekkili şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yasanın kendine tanıdığı yetkileri kullandığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.