Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/9365 E. 2014/16936 K. 05.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9365
KARAR NO : 2014/16936
KARAR TARİHİ : 05.11.2014

MAHKEMESİ : BURSA(KAPATILAN) 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/01/2014
NUMARASI : 2013/255-2014/18

Taraflar arasında görülen davada Bursa(Kapatılan) 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/01/2014 tarih ve 2013/255-2014/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirketin 7.12.2010 tarihli genel kurulunda üç yıl süreyle görev yapmak üzere yönetim kurulu üyeleri olarak A. H.., A.. H.. ve Y.. H.. seçildiğini, yönetim kurulunun 30.04.2013 tarihinde aldığı karar ile 25.06.2013 tarihinde genel kurulu toplantıya çağırdığını, genel kurul gündemine pay sahibi A. H..l’in başvurusu üzerine Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararında öngörülen “yönetim kurulu seçiminin eklenmesine” ilişkin kararı gereğince yönetim kurulu üye seçiminin 9. madde olarak eklendiğini, ancak görev süreleri dolmayan yönetim kurulu üyelerinin de gündemde madde yer almamasına rağmen ibra edildiğini, yönetim kurulu üyelerinin A ve B grubu pay sahiplerinden seçilmesi gerektiği kuralına uyulmadığını, seçimin kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu, ayrıca gündemin 7. maddesinde geçmiş yıllara ait karların kullanım şeklinin dağıtımının ve kazanç payları oranlarının belirlenmesi hakkında olduğunu, karların yedek akçeye ayrılması yönünde alınan kararlara karşı oy kullananların muhalefet şerhi sunduklarını, alınan kararların şirket açısından ağır sonuçlar doğuracağını ileri sürerek söz konusu genel kurulun 7. ve 9. maddesinde alınan kararların iptalini, iptal edilmezse genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirket hissedarlarından Ali Hamzagil’in genel kurulun üç yıldır toplanamaması nedeniyle yönetim kurulundan genel kurulun toplanmasını istediğini, bu süreçte Bursa 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/113 E. 2013/203 K. sayılı kararı uyarınca genel kurulun toplanması ve genel kurul gündemine yönetim kurulu seçiminin eklenmesine karar verdiğini, genel kurulun da mevcut yönetim kurulu üyelerinin azline ve yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimine oy çokluğu ile karar verdiğini, şirket esas sözleşmesinde imtiyazlı paylar daha önce bulunmakla birlikte m. 6 daki bu imtiyazların 12.12.1990 tarihinde yapılan değişiklik ile değiştirildiğini, bununla 9. maddenin de kadük olduğunu, davacıların yer aldığı yönetim kurulunun hazırladığı 2012 faaliyet dönemi yıllık raporu doğrultusunda karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; mahkeme kararı ile gündeme yönetim kurulu üye seçimine dair madde eklendiği, bu nedenle toplantı gündemine bağlılık ilkesinin uygulanmayacağı, Genel Kurulun yeni yönetim kurulu üyelerini seçebileceği, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile de önceki yönetim kurulu üyelerinin görevinin sona ereceği, davacıların yönetim kurulu üyelerinin şirketteki A ve B grubu pay sahibi üyelerinden oluşması gerektiğine ilişkin iddialarının da esas sözleşmedeki 6. maddeye göre de imtiyazların kaldırılmış olması karşısında iddialarının yerinde olmadığı, ayrıca kar payı dağıtımına ilişkin 7. maddede 2010-2011-2012 yıllarına ait karların kanuni zorunluluklar dışındaki kalan kısmının yedek akçede tutulması hususunun oy çokluğuyla kabul edildiği, bu kararın da hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının davalı şirketin 25.6.2013 tarihli genel kurul toplantı gündeminin 7 ve 9. maddelerinde alınan kararların iptaline ilişkin davasının Reddine, söz konusu kararların iptaline karar verilmediğinden davaya konu genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin talebinin Reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, anonim şirket olağan genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, davalı şirketin 25.06.2013 tarihli genel kurulunun 7. maddesinde ” 2010,2011,2012 yıllarına ait karların kanuni zorunluluklar dışında kalan kısmının yedek akçede tutulması hususu” oyçokluğuyla kabul edilmiştir. Bu oylamada red oyu kullanan ve muhalefet şerhi düşülmesini isteyen davacılar ise, karın yedek akçede tutulmasını kabul etmediklerini, %50sinin dağıtılmasını istediklerini beyan etmişlerdir. Genel kurulun iptali istenen maddesinde karın yalnız kanuni zorunlu olan kısmının dışındaki ihtiyari olan kısmının dağıtılmasına gerek görülmeyerek yedek akçeye ayrılmasına karar verilmiştir. Ortaklığın hiç kar payı dağıtmaması yasaya aykırı olup, karın ihtiyari nitelikteki kısmının dağıtılmaması ise müktesep hakkın ihlali sayılamaz. Mahkemece mecburi temettü dışında kalan kısım için kar dağıtım kararı alınmayarak yedek akçeye ayrılmasının yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı, kar dağıtımının şirket sermayesinin düşmesi sonucunu doğurup doğurmayacağı, kanunda öngörülen %5 kar payı dışında kalan kısmın ortaklığın devamlı gelişmesi ve düzenli kar payı dağıtılmasının temini bakımından uygun ve yararlı olup olmadığı ve kalan kısmın yedek akçeye ayrılmasının afaki iyiniyet kurallarına uygun olup olmadığının bilirkişi incelemesi yaptırılarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, genel kurul kararının yanlış yorumlanarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.