YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9446
KARAR NO : 2014/16903
KARAR TARİHİ : 05.11.2014
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
. …
Taraflar arasında görülen davada … 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/03/2014 tarih ve 2011/1735-2014/398 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 27.09.2010 tarihinde müvekkili şirketin … Bayii olan dava dışı Arma Seramik Ltd. Şti’den 12 adet, toplam 74.532 TL bedelli çekin, cari hesap alacağına karşılık alındığını, dava konusu Şubesi’ne ait, 8017235 no’lu, 31.01.2011 tarih, 3.000 TL bedelli çekin de bu çeklerden biri olduğunu, söz konusu çeklerin müvekkili şirketin İç … Bölge Müdürü dava dışı tarafından teslim alındığını ancak, düşürülmek suretiyle zayi edildiğini, zayi olan çeklerin iptali istemiyle dava açıldığını, mahkemece ödemeden men kararı verildiğini, dava konusu çekin davalı tarafından 3.2.2011 tarihinde bankaya ibraz edilmesi nedeniyle çek iptali davasında işbu çek yönünden davanın reddedildiğini ileri sürerek, zayi edilmiş dava konusu çek hakkında ödemeden men kararı olmasına karşın muhatap bankaya ibraz edilen çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından müvekkili aleyhine … 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/441 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın reddedildiğini savunarak, işbu davanın aynı gerekçelerle reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin keşidecisi dava dışı . Ltd. Şti, hamil. Ltd. Şti. olan, 31.01.2011 keşide tarihli, 3.000 TL bedelli çek olduğu, çekin cirolandığı ve davalı tarafından bankaya ibraz edildiği, çek üzerinde davacı şirketin unvanının yazılı olmadığı, davacının öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu ispatlaması gerektiği, bir an için bunun aksi kabul edilse dahi davacının, dava konusu çeki davalının kötüniyetle ve kendi zararına iktisap ettiğini de kanıtlaması gerektiği ancak, davacının buna ilişkin bir delil sunamadığı ve anılan hususları ispatlayamadığı gerekçesiyle, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çek iptali istemine ilişkin olup, davacı kaybettiği çekin davalı elinde olduğunu iddia ederek çekin iptalini talep etmiş, istirdat isteminde bulunmamıştır. Davalı da çekin kendi elinde olmadığını, herhangi bir yasal işlem yapmadığını ve çeki bu haliyle kendisinin de zayi ettiğini savunmuştur. Zayi nedeniyle çek iptali davasının 6102 sayılı TTK’nın 757 vd. maddeleri uyarınca yalnız hasımsız olarak açılabilecek olması nedeniyle, davacı davalıya karşı ancak istirdat davası açabileceğinden davanın işbu gerekçe ile reddi gerekip, yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK 438/7. maddesi gereğince açıklanan bu gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün değişik gerekçe ile ONANMASINA, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.