YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9479
KARAR NO : 2014/16683
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/01/2014 tarih ve 2012/168-2014/3 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2010/69921 kod numarası ile ibareli marka için tescil başvurusu yaptığını, davalı şirketin 2009/58000 sayılı ” ibareli markasını mesnet göstererek itiraz ettiğini, davalı kurumun markaları benzer gördüğünü, müvekkilinin … …’na başvurduğu halde itirazlarının reddedildiğini, 1960’lı yıllardan beri faaliyette bulunan müvekkilinin bir çok mağaza ve çalışanının olduğunu, davalı şirketin ticari sebeplerle başvuruya karşı çıktığını, taraf markalarının görsel, işitsel, anlamsal açıdan birbirlerine benzemediklerini, zaten ” ibaresinin şirket anlamındakin kısaltılmış hali olduğunu, ” işaretinin de “ve” bağlacı anlamına geldiğini, “” ibarelerinin de özgünlüğe sahip bulunmadıklarını ileri sürerek davalı … . 2012-M-1845 sayılı kararının iptalini, 2010/69921 kod numaları başvurunun devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, taraf markalarının” harfi ile başlaması ve ibaresi ile sona ermesinin, ayrıca her ikisinin arasında da ” işaretinin konmasının markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer kıldığını, redde mesnet marka ile başvuru konusu markanın kapsadıkları mal ve hizmetlerin de benzer olduğu göz önüne alındığında ortalama tüketici kitlesi tarafından markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın olduğu düşüncesine sebep vereceğini, bu nedenle de iltibasa yol açacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, başvuruya konu işaretin, müvekkile ait tanınmış ” markası ile 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında tüketici nezdinde iltibasa mahal vereceğini, tüketiciler arasında karışıklığa sebep olacağını, dava konusu markaları oluşturan ibarelerin neredeyse birebir aynı olmakla birlikte, bir an için bundan daha düşük düzeyli bir benzerlik olduğu düşünülse dahi, dava konusu markaların kapsadıkları sınıf ve emtialar arasındaki yüksek düzeyli ayniyet sebebiyle markaları oluşturan ibareler arasındaki benzerlik değerlendirmesinin çok geniş yorumlanması gerektiğini, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, daha geniş bir korumadan yararlanacağını savunarak davanın reddini istemi
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, işaretler arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davalı markasının tanınmışlığının ispatlanamadığı, davacının tescilini talep ettiği bütün emtiaların davacı markalarının ilişkili olduğu emtialarla aynı veya aynı tür olduğundan KHK’nın 8/4 maddesinde yer alan şartların değerlendirilmesinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, … …’nın 2012-M-1845 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.