YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9507
KARAR NO : 2014/19452
KARAR TARİHİ : 10.12.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/01/2014 tarih ve 2012/130-2014/2 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı TPE vekili tarafından istenmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından 19. sınıfta yer alan emtialar için yapılan “…” ibareli marka başvurusuna davalı şirket tarafından “…” ibareli marka dayanak gösterilerek yapılan itirazın davalı kurum tarafından kabul edilerek, tescil başvurusunun reddine karar verildiğini, davalı şirkete ait itiraza mesnet markalar ile müvekkillerine ait başvuru markasının esaslı unsurlarının benzer ve iltibas tehlikesi oluşturmadığını ve benzer markaların davalı Kurumca tescil edilmiş olduğunu ileri sürerek, 19.04.2012 tarih ve 2012/M-884 sayılı YİDK kararının iptalini, “…” ibareli markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin ısı, ses ve su yalıtımı alanında dünyanın lider şirketlerinden biri olduğunu, ticaret unvanında yer alan… ibaresinin ısı, ses ve su yalıtımına ilişkin ürün ve hizmetler üzerinde uzun yıllardan ber bir çok ülkede marka olarak kullanıldığını, müvekkilinin… markasını Türkiye’de ilk defa 1983 yılında 17. ve 19. sınıflardaki mallar için 80693 numara ile tescil ettirdiğini, yenilemesini yaptırmadıklarından markanın hükümden düştüğünü, 99/014381 sayı ile 17. ve 19 ncu sınıfta tescilli… ve 2007/ 04194 sayılı 17 ve 19 , 20 ve 37 sınıftaki mal ve hizmetler için tescilli… … markalarının sahibi olduğunu, davacının tescilini talep ettiği … ibareli markanın müvekkili şirkete ait… ve… … ibareli markaları ile iltibas yarattığını,… ibareli markalarının kullanımlarının çok eskiye dayandığını ve dünyaca tanınmış bir marka haline geldiğini, davacı tarafından yapılan marka başvurusuna itirazlarının TPE tarafından kabul edilmesinin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı başvurusu ile davalı markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında bir kısım ürünler yönünden (inşaat, yol yapımı, tamirat, kaplama amaçlarıyla kullanılan biçimlendirilmemiş halde yapı / inşaat / yol yapımı malzemeleri. Beton, alçı, toprak, kil, kum, doğal taş, yapay taş, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden yapılmış biçimlendirilmiş halde yapı / inşaat / yol yapımı malzemeleri, yapı parçaları, yapılar, direkler, bariyerler. Tabaka veya şerit halinde tabii veya sentetik yüzey kaplamaları, ısı ile yapıştırılabilen sentetik kaplamalar; çatılar için ziftli kartonlar; ziftli kaplamalar. İnşaatlar için cam ürünleri) iltibas oluştuğu ve davalı markasının da tanınmış olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; TPE YİDK’nın 19/04/2012 tarih 2012/M-884 sayılı kararının “yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri, beton taş veya mermerlerden yapılmış anıtlar, heykeller, metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları, akvaryum kumları” yönünden iptaline, fazlaya dair talebin reddine, tescil ile ilgili talebin idari işlem olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı ve davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
(1) Mahkemenin gerekçeli kararı davalı TPE vekiline 11.04.2014 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK’nun 432 nci maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra, davalı vekili tarafından 29.04.2014 tarihinde temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay tarafından da bu konuda bir karar verebileceğinden davalı TPE vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
(2) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı TPE vekilinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, taraflardan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.