YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9554
KARAR NO : 2014/14344
KARAR TARİHİ : 23.09.2014
Taraflar arasında görülen davada verilen 24/06/2013 gün ve 2013/128-2013/356 sayılı kararı onayan Daire’nin 10.03.2014 gün ve 2013/15301-2014/4472 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın gıda sektöründe faaliyet gösteren ünlü bir firma olup ibaresini ilk defa 1965 yılında kullanmaya başladığını, 29.12.2005 tarihinden itibaren de 556 sayılı KHK ile korunma altına alındığını, müvekkilinin sahip olduğu marka ve logosunun tabela başta olmak üzere davalı firma tarafından marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edecek şekilde tüm ürün ve hizmetlerinde kullanıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davacı şirketin ortaklarından ortaklığında kurulduğunu, 2006 yılından beri ismi ve logosu ile faaliyette bulunduğunu, davacı şirketin ismi ve logosunun kullanımı konusunda zımnen izin verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı şirketin kurulduğu 2006 yılından beri davacı şirketin ortakları ve aynı zamanda davalı ortakları da olan Hakan Suna ve Oya Suna’nın bilgisi ve izni ile şirket müdürlüğü yaptıkları dönem süresince ismi logosu ve sarf malzemeleri ile faaliyette bulunduğu, davacı şirketin uyandırılan bu güvene aykırı olarak tecavüz iddiasında bulunmasının MK’nın 2. maddesine aykırılık teşkil edeceği, uzun süre sessiz kalan davacının dava açmasının himaye görmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce gerekçe değiştirilerek onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 23.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.