YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/959
KARAR NO : 2014/8042
KARAR TARİHİ : 29.04.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/02/2013
NUMARASI : 2013/349-2013/29
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/02/2013 tarih ve 2013/349-2013/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; dava dışı sigortalı tarafından fuarda sergilenmek üzere Katar’a gönderilen 2 ayrı model turnike emtiasının fuar sonrası karayolu ile Türkiye’ye dönüş nakliyesi sonrası 1 adet turnike emtiasının hasarlı olarak sigortalıya teslim edilmesi sonucu müvekkili sigorta şirketi tarafından ödenen hasar tazminatından doğan rücuan tazminat alacağının tahsili amacı ile davalı borçlular hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını davalıların borca itiraz ederek takibi durdurduklarını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı T. Ticaret San. ve Ulus. Taş. Ltd Şti. vekili; hasarlı turnikelerin nakliyesinde kullanılan .. plakalı aracın müvekkili tarafından 17.5.2010 tarihinde satın alındığını, turnikelerin teslim edildiği tarihte aracın müvekkili adına kayıtlı olmadığını, tüm sorumluluğun diğer davalıya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı İ.Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; davanın süresinde açılmadığını icra dosyasında 12 Kasım 2010 tarihinde itiraz edildiğini, davanın yasal bir yıl içerisinde açılmayıp reddi gerektiğini, müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından başlatılan icra takibine davalı İ.E. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin 12 Kasım 2010 tarihinde, davalı T. Ticaret San. ve Ulus. Taş. Ltd. Şti’nin ise 6.12.2010 tarihinde itiraz ettiği, borçlu T. Ticaret Sanayi ve Ulus. Taş. Ltd. Şti’nin itiraz dilekçesi davacı şirkete 21.12.2010 tarihinde tebliğ edilmiş; diğer davalının itirazı ise davacıya tebliğ edilmemiştir. Davacı, dava konusu itirazın iptali davasını 01.02.2012 tarihinde açmış olup itirazın kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde davasını açmadığı, İİK’nın 67. Maddesinde bir yıllık süre hak düşürücü nitelikte olduğu, mahkemece resen gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK 67. maddesine dayalı itirazın iptali davası olup, mahkemece davanın İİK’nın 67. maddesine göre 1 yıllık hakdüşürücü süre içersinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Oysa, İİK’nın 67/1. maddesinde açıkça dava açma süresinin ödeme emrine vaki itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş olup, bunun dışında bir yol (öğrenme vs.) öngörülmemiştir. Dosya içerisinde bulunan takip dosyasında davalılardan İ… Ltd. Şti’nin itirazının alacaklıya tebliğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi dava dosyası içerisinde de böyle bir belgeye rastlanmamıştır. İİK’nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davasının açılması için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği ile başlayacağından ve dosya içersinde de böyle bir belge bulunmadığından mahkemece itirazın iptali davasının süresinde açıldığının kabulü ile uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.