YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9603
KARAR NO : 2014/18057
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/02/2014 tarih ve 2012/123-2014/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ABD’de 1979’da kurulduğunu, 70 farklı ülkede uygulamaları ile sektöründe lider konumuna yükseldiğini, iş güvenliği ve eğitim hizmetleri alanında üst düzey performans ve eğitim standartları sağladığını, Türkiye dışında pek çok ülkede tescilli “BST” markasının da müvekkili tarafından 1994’den beri kullanıldığını ve davacı ile özdeşleştiğini, bu markanın TPE’de 41. sınıf emtia için davalı şirket tarafından tescilini fark ettiklerini, ancak davalının bu alanda hiçbir faaliyeti bulunmadığını ve markanın gerçek hak sahibi yaratıcısının müvekkili şirket olduğunu, 556 sayılı KHK.’nin 7/1-i maddesi gereğince müvekkili markasının tanınmış bulunduğunu ve davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 556 sayılı KHK.’nın 7/1-b, 8/1-b, 8/3, 8/5 ve 14. maddeleri gereğince davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markayı tescilledikten sonra pek çok tanıtım faaliyeti yaptığını, 2004’de tescil edilen markanın aslında şirketin kuruluşundan beri fiilen kullanıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi kök-ek raporlarına göre, davalı adına 2004/24603 no ile 38, 40 ve 41. sınıflarda kayıtlı olan “BST” ibareli 04/08/2004 başvuru, 08/12/2005 tescil tarihli markanın 556 sayılı KHK .’nin 14, 42/c maddeleri uyarınca kullanılmadığı anlaşılan emtialar bakımından iptal edilmesine, bu anlamda, 38 ve 40. sınıf emtialar yönünden iptaline, 41. sınıfta yer alan “eğlence hizmetleri, film, televizyon, radyo program yapım hizmetleri (reklam programları hariç), sinema ve film yapım hizmetleri, kayıt stüdyo hizmetleri, film seslendirme hizmetleri, radyo ve televizyon alıcılarının kiralanması hizmetleri, sinema ve video filmlerinin kiralanması hizmetleri, sinema projektörleri ve aksesuarlarının kiralanması hizmetleri, ses kayıt cihazlarının kiralanması hizmetleri, video kayıt cihazlarının kiralanması hizmetleri, video kayıt cihazı kiralanması hizmetleri, sinema etkinliklerinin sağlanması, tiyatro, orkestra, konser düzenleme hizmetleri, gösteri düzenleme hizmetleri, gösteri için yer ayırma hizmetleri, sanatçılar için modellik yapma, sahne ve dekorlarının kiralanması hizmetleri” bakımından tescilinin devamına, 41. sınıfta yer alan sair emtia yönünden kullanmama nedeniyle kısmen iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar hükümden sonraki Anayasa Mahkemesi’nin 09.04.2014 tarih 2013/147E- 2014/75K sayılı kararıyla 556 sayılı KHK’nın 42/1-c bendi iptal edilmiş ise de, aynı KHK’nın 14. maddesi uyarınca markanın kullanılmaması nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.