YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9652
KARAR NO : 2014/17224
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/03/2014 tarih ve 2013/451-2014/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait depoyu 27.09.2012 tarihinde su bastığını, bu sırasında depoda bulunan müvekkiline ait 2008 yılı ve sonrasının defter ve belgelerin zarar görüp kullanılamaz hale geldiğini, bu nedenle…. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/193 D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını, alınan bilirkişi raporunda evrakların kullanılamaz hale geldiğinin doğruladığını ileri sürerek 2008 yılından itibaren 27.09.2012 tarihine kadar olan yevmiye defteri, defter’i kebir, envanter defteri, alım satım faturaları, tahsilat makbuzları, gelir gider faturaları, banka dekontları, beyannameler işçi dosyaları vs her türlü evrakın zayi olduğunun tespiti ile bu konuda zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacının defter ve belgelerin şirketin depo olarak kullandığı yerde bulunup buradaki lavabonun kırılarak depoyu su basması nedeniyle dava açtığı dikkate alındığında söz konusu belgelerin depoda muhafazasının olağan sayılmayacağı, davacının muhafaza yükümlülüğünü ağır kusurlu olarak ihlal ettiği, davacının deposunu su basması olayının yasadaki afet tanımı içerisinde kalmadığı, kimsenin kendi kusuruna dayalı hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.