Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/9681 E. 2014/12586 K. 01.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9681
KARAR NO : 2014/12586
KARAR TARİHİ : 01.07.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06/06/2012 tarih ve 2012/89-2012/146 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.03.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin …’da çalıştığını, birikimlerini değerlendirmek için davalının … Şubesi’ne iki ayrı hesap açtırarak toplam 150.000 Euro yatırdığını, 12.09.2006 tarihinde müvekkilinin … Şubesine başvurarak anılan hesaplarından para çekmek istediğini, böyle bir paranın olmadığının söylendiğini, davalı … Şubesi’ne başvurduğunda paranın 140.000 Euro’luk kısmının 07.03.2006 tarihinde kendisinin çekmiş olduğu faks talimatı ile … …Bank’ın 922677352 numaralı hesabına aktarıldığının söylendiğini, faksın incelemesinde müvekkilinin boşandığı eski eşinden olma kızı Nuray tarafından gönderildiğini, annesinin banka hesap cüzdanlarını ve pasaport bilgilerini alarak kullanan ve sahte imza atan kızı tarafından çekildiğini anladığını, yapılan araştırmada kızının müvekkiline duyduğu öfkeyle yaptığını kabul ettiğinin ve parayı harcadığının ortaya çıktığını, müvekkilinin zarara uğradığını, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek, 140.000 Euro’nun tahsiline karar verilmesin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının telefonla talimatı üzerine işlemlerin yapıldığını, müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, havaleyi ödeyen bankanın … adına ödeme yaptığının, adın uzun açılımının yazılmadığını, doğum tarihinin 1971 olduğunun tespit edildiğini, faks talimatında lehtar … olarak gösterildiğini, hesaptaki imza ile talimattaki imzanın benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının …’de bulunan …bank Şubesinde iki hesap açtığı ve bu iki hesapta toplam 140.000 Euro’nun bulunduğu, paranın ödeme talimatıyla yurt dışında bulunan …Bank’a transfer edildiği, bunun SWIFT işlemi ile gerçekleştirildiği, bu şekildeki işlemde kişi ile ilgili tüm adres ve kimlik bilgilerinin amir alanına, para transferi yapılan kişinin (kendisine para ödenen yani parayı alan kişi) banka ve hesap numarası bilgilerinin ise lehdar alanlarına yazılacağı, 57. alanda lehdarın hesabının bulunduğu banka ile ilgili tüm bilgiler; 59. alan da ise lehdarın hesap numarası ve hesap sahibinin adının bulunacağı, para transferinin sorunsuz yerine ulaşması için lehdar bilgilerinin eksiksiz olması ve para transferi alan bankadaki hesap bilgileri ile birebir uyuşmasının esas olması gerektiği, dava konusu işlemde …Bankasındaki hesap “…” olarak açıldığı, ancak davalı … şubesi tarafından gönderilen SWIFT mesajında lehdar adı “…” olarak yazıldığı, …bankasının ilgili para transferini lehdarın hesabına aktarması işlemi tamamen kendi insifiyatinde gerçekleştiği, davalı banka şubesi olay günü bankaya gelen fax talimatı üzerine banka şubesinde bulunan imza sirkülerindeki imza ile bu talimattaki imzayı eşleştirmek konusunda sorumluluğu bulunduğu, davaya konu SWIFT işleminde davalı bankanın sadece bir telefon görüşmesi ve ardından gelen bir fax talimatı üzerine havale işlemine girişmiş olması gerçek hesap sahibi olmayan ve talimat verme yetkisi de bulunmayan dava dışı Nuray …’e paranın ödenmiş olmasına sebebiyet vermiş bulunduğu ve bankacılık hizmeti gibi özel bir işin objektif dikkat ve özen yükümlülüğü içerisinde yapılması lazım iken davacının zararına neden olmasından dolayı davalının kusurlu olduğu sonucuna varıldığı, kusur oranının bilirkişi raporunda 3/4 oranında gösterildiği, davacının ise nüfus cüzdanı ile banka hesap cüzdanını gereği gibi saklamaması, kaybetmiş ise bunu bankaya bildirmemesi nedeniyle ortaya çıkan zararlı sonucun doğmasında 1/4 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 105.000 Euro’nun (yüzbeşbin euro) fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 1.352,80 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 12.728,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.