YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9714
KARAR NO : 2014/16641
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
MAHKEMESİ : …ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.03.2014 tarih ve 2013/296-2014/68 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tasfiye memuru vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi … 15.12.2006 tarihinde vefat ettiğini, muris vefat ettikten sonra mirasçılar arasında tereke davası açıldığını, taraflar arasında devam eden tereke davasının 04.07.2013 tarihli celsesinde mahkemece dava konusu şirketin yeniden ihyası amacıyla dava açmak üzere yetki verildiğini, şirketin diğer ortaklarının tasfiyeden önce şirketin tüm nakdi ve gayri nakdi mal varlıklarını yeni kurdukları şirketlere aktardıklarını, şirketin tasfiyesinden ne terekeye ne de mirasçılara herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, tasfiye nalinde … Bilgisayar Sistemleri ve A.Ş’nin TTK’nın 547. maddesi hükmünce ek tasfiye için yeniden ticaret siciline tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tasfiye memuru vekili, müvekkilinin yasal prosedürler dahilinde tasfiyeyi sonuçlandırdığını, tereke dosyasının tasfiyenin her aşamasında yazılı olarak bilgilendirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, yasal hasım konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, …2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/57 Tereke sayılı dosyasında davacıya şirketin yeniden ihyası için dava açmak üzere süre verildiği, davalı şirket tasfiye memurunun şirketin aktif ve pasifini tespit edip, tüm alacaklılara borçlarının ödendikten sonra tasfiye işlemlerini tamamlaması gerekirken bu kurala uymayıp, davalı şirket hakkındaki davalar sonuçlanmadan tasfiyeyi tamamlayıp şirketin terkin edildiği gerekçesiyle, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı tasfiye memurunun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 547/2’nci maddesi gereğince mahkemece, ihya (yeniden tescil) isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda karar verilmeksizin kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı tasfiye memuru vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı tasfiye memuruna iadesine, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.