YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9865
KARAR NO : 2014/16872
KARAR TARİHİ : 05.11.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
…
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/04/2014 tarih ve 2012/760-2014/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketinibareli markayı 10547 marka numarası ile emtia çeşidi 11-21 olan sınıfta 06/08/1968 tarihinde ve 99311 marka numarası ile emtia çeşidi olan 07-11-21 olan sınıfta 07/08/1967 tarihinde …’de tescil ettirdiğini, davalının, müvekkilince yaklaşık 45 senedir kullanılan markanın önüne “AK” kelimesini ekleyerek kötü niyetle markalarının sağladığı avantajlardan istifade etmek gayesini güttüklerini, davalının kullandığı marka, yazı şekli, ambalaj, düdüklü tencerelerin etrafında sarılı olan tanıtım kağıdı bir arada değerlendirildiğinde kendi üretimleriyle iltibasa mahal verdiğini, her iki imalat incelendiğinde şekil olarak benzerliklerinin görüleceğini, müvekkili şirketin ürünleri arasında düdüklü tencere imalatının da bulunduğunu, davalının adına kayıtlı bulunan dava konusu “Aktermo” markasının hükümsüzlüğüne ve … kayıtlarından ve marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf , davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı taraf adına kayıtlı Termo markası ile davalının sonradan 21. sınıfta tescil ettirdiği arasında 556 sayılı KHK’nın 7/1-b ve 8/1-b maddeleri gereğince karıştırma ihtimalinin bulunması nedeniyle aynı KHK’nın 42. maddesi gereğince hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.