Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/9873 E. 2014/14911 K. 30.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9873
KARAR NO : 2014/14911
KARAR TARİHİ : 30.09.2014

Taraflar arasında görülen davada verilen 13.04.2012 gün ve 2011/94-2012/215 sayılı kararı onayan Daire’nin 16.09.2013 gün ve 2012/17894-2013/15651 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket adına 01.05.2002 başvuru ve 24.09.2003 tescil tarihli, 4, 29, 35, 37, 41, 42 ve 44. Nice sınıflarında tescilli ibareli markanın 41. sınıf bakımından davalı tarafından kısmen kullanılmadığı halde 2002/10013 sayılı tescilin varlığını sürdürmesi, markalar sicilinin gereksiz yere işgali anlamına geldiğini, bu nedenle müvekkilinin zarar görmekte olduğunu ve markanın iptaline karar verilmesinin gerekli olduğunu, davalı şirketin 24.09.2003 tarihinden beridir bu mal ve hizmetler için markayı kullanmadığının tespit edildiğini ileri sürerek, dava konusu markanın 41. sınıfta tescilli emtialar bakımından kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında verdiği ıslah dilekçesi ile de dava konusu markanın hükümsüzlüğü talep edilen sınıf yanında tescil edilmiş bulunduğu diğer tüm sınıflarda da hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip 09.04.2014 gün 2013/147 Esas, 2014/75 Karar sayılı 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 42. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin Anayasa’nın 91. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline ilişkin kararının işbu davada varılan sonuca bir etkisinin bulunmayacağının anlaşılmış olmasına göre davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.