Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/9922 E. 2014/14486 K. 25.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9922
KARAR NO : 2014/14486
KARAR TARİHİ : 25.09.2014

Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 24/11/2011 gün ve 2008/10-2011/239 sayılı kararı onayan Daire’nin 26/03/2014 gün ve sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, markasının müvekkilinin tescilli markası olduğunu, davalı tarafından aynı ürünler üzerinde, müvekkili markası ile iltibas yaratacak şekilde “” markasının kullanıldığını, müvekkili markasının ülkemiz dışında ayrıca çerçevesinde 09/06/2003 tarihinden itibaren tescilli olduğunu, ayrıca müvekkilinin marka ve ambalajının da davalı tarafından kullanıldığını ve bu durumun müvekkili marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, men ve ref’ini, taklit ürünlerin ve ibareli taklit ürün ambalajlarının bulundukları yerden toplatılarak imhasını, 50.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, her iki ambalaj üzerindeki markalar ve davacının tescilli markalarının ibareleri değerlendirildiğinde, esaslı unsurun ve ayırt ediciliği sağlayanın ibareleri karşılaştırıldığında ayırt ediciliği ibarelerinin karşılaması sebebiyle ambalaj kullanımında da tüketiciler nezdinde karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, dolayısıyla davada ileri sürülen markaya tecavüz ve haksız rekabet iddiası ile buna bağlı olarak istenilen tazminat taleplerinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 26.03.2014 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davalı kullanımının, davacının tescilli markadan doğan haklarına tecavüz oluşturmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı adına tescilli markanın davalı tarafından tescilsiz olarak aynı ürünler üzerinde iltibas yaratacak şekilde kullanılması ile davacının ambalajının da davalı tarafından kullanılması nedeniyle yaratılan marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin
…/…

S2

tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Davalı kullanımının davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmediği anlaşılmış ise de davalının kullandığı ürün ambalajının davacının ürün ambalajıyla benzer olduğu iddiasına dayalı olarak açılan haksız rekabete ilişkin davada, bu hususta görüş bildiren bilirkişi heyetinin hukukçulardan oluşmaktadır.Oysa, mahkemece bu hususun özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi görüşüne başvurulduğuna göre bilirkişi heyetinin konusunda uzman bir tasarımcı ile yine sektörden bir kişinin katılımı ile oluşturulması gerekmektedir.Bu durumda, yeni bir bilirkişi heyetinden uyuşmazlık konusu ambalajların oluşturduğu genel kompozisyon itibariyle ortalama alıcısı nezdinde iltibasa neden olup olmayacağı konusunda denetime elverişli rapor alınmak suretiyle haksız rekabet iddiasına ilişkin davada bir sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmayıp, davacı vekilinin bu yöndeki karar düzeltme istemlerinin kabulü ile kararın onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, kararın açıklanan yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 26.03.2014 günlü sayılı onama kararının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 25/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.