Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/10074 E. 2015/9585 K. 29.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10074
KARAR NO : 2015/9585
KARAR TARİHİ : 29.09.2015

MAHKEMESİ : MANAVGAT 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/06/2014
NUMARASI : 2013/226-2014/244

Taraflar arasında görülen davada Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/06/2014 tarih ve 2013/226-2014/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankadan kullandığı krediyi erken kapatma talebinde bulunduğunu ve erken kapamadan doğan komisyonu ödediğini, ancak davalı Banka tarafından erken kapamadan doğan komisyon dışında masraf ve komisyon adı altında ayrıca 32.040,75 Euro daha tahsil edildiğini, yapılan kesintinin hukuki dayanağının olmadığını ileri sürerek, 32.040,75 Euro’nun ve 110,49 TL ihtarname giderinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan kesintinin yasal olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu komisyonu kabul ettiğine dair herhangi bir belgenin ibraz edilmediği, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde kredinin yapılandırılması halinde alınacak bedellerin veya oranların belirtilmediği, dava konusu komisyonun alınmasının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olup kredi kullanan davacının taraflar arasındaki genel kredi sözleşmsine dayalı olarak dava konusu borçtan sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı, ayrıca sözleşme hükümlerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 20 vd. maddelerine düzenlenen “Genel İşlem Koşulu” niteliğinde de bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun erken kapatılması nedeniyle alınan erken kapama komisyonuna dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde kredinin yapılandırılması halinde alınacak bedellerin veya oranların belirtilmediği, ayrıca sözleşme hükümlerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 20 vd. maddelerine düzenlenen genel işlem koşulu niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece bu yönde bir bedel tahsil edileceğine dair taraflar arasındaki sözleşmede bulunan hükmün TBK’nın 20-25. madde hükümleri gereğince genel işlem şartlarına aykırı bulunduğu belirtilmiş ise de, dava konusu genel kredi sözleşmesi 04/06/2009 tarihli olup TBK’nın yürürlük tarihinden evvel akdedilmiş olmakla somut olaya TBK hükümlerinin uygulanması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde kredinin vadesinden önce kapatılması halinde erken ödemeden doğan her türlü vergi, resim, harç, vesair masrafların ve bankanın zararının müşteri tarafından karşılanacağı yazılı ise de, hangi oranların uygulanacağı belirlenmemiştir. Yine, davalı banka savunmasında kredi müşterisinden tahsil edilen bu bedelin aralarındaki sözleşme hükümleri, yasal mevzuat ve bankacılık teamüllerine uygun olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda, mahkemece bu husustaki emsal banka uygulamaları da araştırılıp uyuşmazlık konusu hazine maliyeti adı altında erken kapama nedeniyle tahsil edilen bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı Banka uygulamasının yerinde olup olmadığı konularında bankacılık bilirkişi heyetinden ek rapor veya yeni bir rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.