YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10086
KARAR NO : 2015/9329
KARAR TARİHİ : 16.09.2015
MAHKEMESİ : DENİZLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/11/2013
NUMARASI : 2013/312-2013/374
Taraflar arasında görülen davada Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14/11/2013 tarih ve 2013/312-2013/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın İ.P. Şubesi’ne ait 30.03.2004 keşide tarihli, 15.000 TL bedelli çeki, tahsil için 08/04/2004 tarihinde dava dışı F. A.Ş. D. Şubesi’ne teslim ettiğini, anılan bankanın 30.04.2004 tarihinde süresi içerisinde çeki davalı bankanın Denizli şubesine ibraz ettiğini, ancak davalının çek arkasına ibraz tarihi geçtiğinden bahisle işlem yapılamadığı şerhi düştüğünü, davalının çekin kambiyo vasfını yitirmesine ve zamanaşımına uğramasına neden olduğunu, çek bedelinin kesideci ve cirantalarından da tahsil edilmediğini, müvekkilinin davalının haksız eylemi nedeniyle çek bedeli kadar zarar gördüğünü ileri sürerek 15. 000 TL’ nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekin süresinde ibraz edilmediğini, müvekkilinin sorumluğunun bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece Dairemizin 27/03/2013 tarihli ve 2012/6100 Esas 2013/595 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacıya ait çekin davalı bankaya süresinde ibraz olunduğu, ancak bankanın süresinde ibraz edilmediği şerhi koyması sonucu davacının çeke dayalı müracaat hakkını kullanamadığı, bankanın bu sonucun doğmasında kusurlu olduğu ancak zarardan sorumlu tutulabilmesi için davacının borçlusuna karşı tüm hukuki yolları denemiş ve alacağını alamamış olması gerektiği, bu nedenle davacının öncelikle kendisine çeki veren kişiye karşı talepte bulunması ve bunun sonucunda alacağını alamaması halinde bankaya yönelmesi gerektiği, davacının henüz bankadan tazminat isteme hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddiyle karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.