Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/10102 E. 2015/9510 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10102
KARAR NO : 2015/9510
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

MAHKEMESİ : OSMANİYE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/02/2014
NUMARASI : 2010/770-2014/150

Taraflar arasında görülen davada Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/02/2014 tarih ve 2010/770-2014/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın adına düzenlediği kredi kartlarından bilgisi dışında imzası olmaksızın ödemeler yapıldığını, müvekkilinin kendisine ait olmayan borçları ödemekten imtina ettiğini, bunun üzerine banka tarafından borcun silindiğini, ancak davalı bankanın çekmiş olduğu ihtarname neticesinde bankacılık ve merkez bankası sistemlerinde müvekkilinin sakıncalı olarak kayıtlara geçirildiğini, müvekkilinin ticari işi için acil krediye ihtiyaç duyması üzerine bankalarca sakıncalı olduğu gerekçesiyle kredi verilmediğini, bunun üzerine müvekkilinin evini ve arabasını satmak zorunda kaldığını, davalı bankanın bu eylemi nedeni ile müvekkilinin kişilik haklarına ve ticari itibarına zarar verildiğini ileri sürerek 10.500,00 TL manevi, 10.500,00 TL maddi olmak üzere toplam 21.000,00 TL tazminatın ihtarnamenin çekildiği 27.08.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının itirazından sonra banka tarafından durumun incelendiğini ve sahte belgelerle davacı adına kredi kullanıldığının tespit edildiğini, bunun üzerine davacının bütün borçlarının silindiğini, davacı tarafından müvekkili bankaya yapılmış herhangi bir ödeme olmadığı için davacının maddi zararının söz konusu olmadığını, davacı adına kullanılan krediler nedeniyle davacı hakkında başlatılmış icra takibinin veya açılmış bir davanın olmadığını, müvekkili bankanın kredi müracaatlarının davacı tarafından yapılmadığını bilecek durumda olmadığını, müvekkili bankanın davacıya zarar verme kastı ile hareket etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın davacıya yönelik, oto ve mesken satışını gerektirecek nitelikte ve davacıyı zarara uğratacak şekilde herhangi bir haksız fiilinin mevcut olmadığı, davalı banka tarafından T.C. Merkez Bankası’na herhangi bir bildirimde bulunmadığı, davacının dava dışı bankalardan talep ettiği kredilerin dava konusu olmayan başka borç bakiyesi nedeniyle reddedildiği, davacının davaya konu işlemden kaynaklı maddi ve manevi zarara uğradığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.