Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/10103 E. 2015/9707 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10103
KARAR NO : 2015/9707
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ : KALE(DENİZLİ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/03/2015
NUMARASI : 2015/13-2015/14 D.İŞ

Kale (Denizli) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/03/2015 tarih ve2015/13-2015/14 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili (alacaklı), karşı taraf borçluların H.İ. A.’ın müvekkili banka şubesinden kullandığı kredilerin ödenmesi gereken borcunu hesap kat ihtarına rağmen ödemediklerini ve mallarını kaçırma hazırlığı yaptıklarının öğrenildiğini ileri sürerek, borçluların alacağa yeter miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde borçlu H.İ. A.’ın Kale Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/122. Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davasının bulunduğu ayrıca, kefillerin borçtan kurtulmak için mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendilerinin kaçmaya hazırlandığına ilişkin bir bilgi, belge veya delil bulunmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep, genel kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir. Ancak, İİK’nın 257/1. madde ve fıkrasında “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı Yasa’nın 257/2. madde ve fıkrasında ise, “Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebilir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu itibarla, anılan yasal düzenleme karşısında menfi tespit davası açılması İİK’nın 257/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmadığı gibi, 257/2. maddeki koşulların muaccel değil, müeccel alacaklar için aranması gerektiği, karşı taraf borçluların talep dışı Halil İbrahim Ak’ın alacaklı Banka’dan çekmiş olduğu kredinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili oldukları göz önünde bulundurularak talep hakkında 6098 sayılı TBK’nın 586. madde koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmek suretiyle bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, 30.09.2015 tarihinde karar verildi.