Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/10147 E. 2015/9540 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10147
KARAR NO : 2015/9540
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

MAHKEMESİ : DİDİM (YENİHİSAR) 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 27/05/2014
NUMARASI : 2012/544-2014/424

Taraflar arasında görülen davada Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/05/2014 tarih ve 2012/544-2014/424 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı H.. Y.. ve davalı şirket tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Halil’in şirket müdürü olduğunu, müvekkilinin davalı şirket müdüründen devraldığı hisselerin karar defterlerine işlendiğini, ancak üzerlerinde haciz bulunduğundan tescilinin yapılamadığını, ayrıca anılan davalının şirket kendisine aitmiş hareket ettiğini, tahsil edilen paraları zimmetine geçirdiğini, ortaklar kurulunun toplanamadığını, vergi borçlarının biriktiğini, davalının bir çok suçtan soruşturma ve kovuşturmasının yanısıra mahkumiyetinin de bulunduğunu, şirkete ait bir kısım bağımsız bölümü harici sözleşmelerle birden fazla kişiye sattığını, insanları mağdur ettiğini, şirket adresini de alacaklılardan mal kaçırmak maksadıyla değiştirdiğini ileri sürerek davalı Halil’in şirket müdürlüğünden azlini talep ve dava etmiştir.
Davalı H.. Y.., davacının kendisini dolandırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket temsilcisi, davacının ticaret sicilinde ortak olarak görünmediğinden bu davayı açamayacağını, ticaret sicillerinin aleni olduğunu, davacının hisseler üzerinde haciz olup olmadığını öğrenmesi gerektiğini, zimmet iddasının gerçeği yansıtmadığını, davacının hile ile hisseleri devraldığını, soruşturma ve kovuşturmaların şirket işleri ile ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket müdürünün yönetim yetkisini iyi kullanmadığı, şirketin ekonomik durumunun iyi olduğu dönemde dahi borçlarını ödemeyerek şirketi aciz hale soktuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı H.. Y..’in davalı şirketteki müdürlük görev ve yetkilerinin TTK’nın 630’uncu maddesi gereğince kaldırılmasına, davalı şirkete kayyum atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı H.. Y.. ve davalı şirket temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı H.. Y.. ve davalı şirketin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı H.. Y.. ve davalı şirketin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.