Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1030 E. 2015/5605 K. 21.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1030
KARAR NO : 2015/5605
KARAR TARİHİ : 21.04.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …(Kapatılan) 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/04/2014 tarih ve 2012/279-2014/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkil şirketin müşterisine sattığı Tv’nin montajı yapılmak üzere yetkili servis tarafından açılması üzerine ürünün arızalı olduğunun görüldüğünü ve servis raporu tutulduğunu, ürün kapalı kutu olacak şekilde … A.Ş.’nin …’da bulunan (ana servis) merkezine gönderilmek üzere davalı firmaya teslim edildiğini, …’daki ana servis merkezinin ürünün kırık olduğunu tespit ederek kargoyu teslim almaktan imtina ettiğini, ürünün geri getirildiğini ancak burada da müvekkili firmanın müşteri hizmetleri tarafından teslim alınmadığından davalı … firmasının şubesine geri götürüldüğünü, 11.06.2012 tarihli servis formunda ürünün ekranında veya çerçevesinde kırılmaya dair raporu mevcut olmadığını, müvekkili şirketin aynı marka başka bir televizyonu müşterisine göndermek zorunda kaldığını, ürünün taşıma esnasında kırıldığını ileri sürerek televizyon bedeli olan 2.169,39 TL davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı şirket tarafından taşınmak üzere teslim edilen kargonun sağlıklı şekilde taşındığını, ancak ambalajı açıldığında TV ekranının kırık olduğunu tespit edildiği, kaldı ki söz konusu kargonun davacı şirket mağazasının hasarlı/arızalı ürün departmanınca gönderilmiş olduğu, bu durumda emtanın müvekkili şirkete sağlam teslim edildiğinin davacı yanca ispatı gerektiğini, kargonun ambalaj sorumluluğunun gönderici tarafta olduğunu, sorumluluk halinde TTK.m.888-882 hükümlerinin nazara alınması gerektiğini, hasardan taşıyıcının mesul olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; yetkili servisinin 11.06.2012 tarihli servis raporunda “TV ekranının üst bölümünden başlayarak soldan sağa komple 5 cm üzerinde kalın çizgi (bar) mevcuttur. Değişimi uygundur” şeklinde tespitte bulunulduğu, taşınan TV’nin arızalı olduğunun servis raporunda belirlendiğini, bu durumda söz konusu hasarın salt taşıma esnasında meydana geldiğinin kabul edilemeyeceği, davacının “ürünün taşıma esnasında kırıldığı- üründe bir kırık olsa idi yetkili servis bunu görecek, raporuna yazacaktı” varsayımına dayalı olarak tazminat talebinde bulunduğu, ancak davacının TV’nin taşınması esnasında kırık durumunu gösteren hasar ve zarara ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, bu durumda davacının taşıyıcının sorumluluğunun doğduğunu her türlü şüpheden uzak, somut delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma esnasında kaynaklanan hasar nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacının hasarın taşıma esnasında oluştuğu iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça davadışı 3. kişiye satışı gerçekleştirilen TV’nin montajı esnasında yetkili servis tarafından “TV ekranının üst bölümünden başlayarak soldan sağa komple 5 cm üzerinde kalın çizgi (bar) mevcuttur. Değişimi uygundur.” tespiti üzerine TV’nin değişim amacıyla fabrikaya gönderilmesi için uyuşmazlık konusu taşıma gerçekleştirildiğine göre, varma noktasında ürünün teslimi esnasında tespit edilen ‘ekran kırığı’ ile söz konusu yetkili servis tarafından tespit edilen ‘5cm üzerinde kalın çizgi (bar)’ kaydının birlikte değerlendirilerek aralarında uygun illiyet bağı olup olmadığı, ya da dava konusu hasarın taşımaya bağlı olarak gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda elektronik cihazlar konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden görüş alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.