Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/10391 E. 2016/5202 K. 09.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10391
KARAR NO : 2016/5202
KARAR TARİHİ : 09.05.2016

MAHKEMESİ : …… ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/06/2015
NUMARASI : 2015/16-2015/380

Taraflar arasında görülen davada …… Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.06.2015 tarih ve 2015/16-2015/380 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …… tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, %20 hissedarı olduğu davalı şirketin 10.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan 3, 4, 5 ve 6 nolu kararların afaki iyiniyet kurallarına aykırılık taşıdığını, ileri sürerek iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, anılan genel kurulun 3 ve 4 nolu maddelerinde herhangi bir karar alınmadığını, diğer kararlarda gerekli çoğunluğun sağlandığını, davacının daha önceden fesih talep ettiğini, kötüniyetli oluğunu, hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, olağanüstü genel kurulda 3 ve 4 nolu gündem maddelerine ilişkin herhangi bir oylama yapılmadığı, icrai bir karar alınmadığı, 5 ve 6 nolu gündem maddelerinde %57 çoğunlukla alınan kararlarda …… Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/144 Esas numaralı dosyasında alınacak karara uyulması yönünde alınan kararın da icrai niteliğinin bulunmadığı, yargı kararına uyulmasının kararlaştırıldığı, davacının hukuki yararını gerektirebilecek herhangi bir icrâi kararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacının 10.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 ve 4 nolu kararlara ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının aynı toplantıda alınan 5 ve 6 nolu kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; şirketin tasfiyesine yönelik genel kurul kararlarının dava konusu edilmesinde ortakların hukuki yararı vardır. Davacının iptalini istediği toplantıda alınan 5 nolu kararda, ……… Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/144 Esas sayılı fesih kararının aynen uygulanarak şirketin tasfiyesinin görüşülmesine ve karara bağlanmasına geçildiği belirtilmiş, davacının muhalefeti tutanağa dercedilmiş, şirketin mahkeme kararı uyarınca tasfiyesinin oya sunulduğu ve %57 paya sahip ortakların kararı ile mahkeme kararına uyulmasının kabul edildiği yönünde karar alınmıştır. 6 nolu kararda da mahkeme kararının fesih yönünden düzeltilmesinin görüşülmesine ve karara bağlanmasına geçildiği, bir kısım şirket ortaklarının tasfiye kararının fesih kararı olarak düzeltilmesini istedikleri belirtilmiş, davacının muhalefeti yine tutanağa geçirilmiş, mahkeme kararına ait tasfiyenin oya sunulması sonucu %57 paya sahip ortakların oyuyla mahkeme kararına uyulması genel kurulda kabul edilmiştir.
Dava konusu genel kurul toplantısında uyulmasına dair karar alınan …… Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/144 Esas, 182 sayılı kararında davalı şirketin fesih ve tasfiyesine dair tesis edilen hüküm, önce Dairemizin 02.06.2014 tarih ve 2014/3669 Esas, 10238 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme isteminin kabulünden sonra da bu kez duruşmalı yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 03.03.2016 tarih ve 2015/9088 Esas, 2016/2352 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş olup uyulmasına karar verilen mahkeme kararı yok hükmündedir. Dava konusu gelen kurulda alınan 5 ve 6 nolu kararlar şirketin tasfiyesi sonucunu doğuracağından 6102 sayılı TTK’nın 529/1-d ve 421/3-4 maddeleri uyarınca sermayenin en az %75’ini oluşturan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oyları ile alınabilir. Bu itibarla şirketin tasfiyesi sonucunu doğuran dava konusu kararların iptalini istemekte davacının hukuki yararının bulunduğu nazara alınmaksızın icrai niteliklerinin olmadığı ve davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının 10.10.2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 ve 4 nolu kararlara ilişkin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının 5 ve 6 nolu kararlara ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.