Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/10759 E. 2015/10273 K. 12.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10759
KARAR NO : 2015/10273
KARAR TARİHİ : 12.10.2015

MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/05/2015
NUMARASI : 2014/359-2015/446

Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/05/2015 tarih ve 2014/359-2015/446 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tasfiye memuru vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı şirket vekili davalı şirket aleyhine açılan istihkak davasının davacı lehine sonuçlandığını ancak habersiz olarak tasfiye işlemlerine geçilerek şirketin sicilden terkin edildiğini ileri sürerek açılmış icra takibine devam edilebilmesi için şirketin yeniden ihyasını talep etmiştir.
Davalı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı vekili yapılan terkin işlemlerinin kanuna, yönetmeliklere ve usule uygun olduğunu, ayrıca yasal hasım olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı tasfiye memuru vekili davacının açtığı istihkak davasının alacak – borç ilişkisi doğurmadığını, ayrıca verilen kararın Yargıtayca bozulduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan sorgulama sonunda, davacı tarafından açılmış dava ve icra takipleri olması nedeni ile taraf teşkilinin sağlanabilmesi için şirketin yeniden ihyası ile ticaret siciline kaydının gerektiği gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı tasfiye memuru vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz eden davalı tasfiye memurundan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.