Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1156 E. 2015/13875 K. 24.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1156
KARAR NO : 2015/13875
KARAR TARİHİ : 24.12.2015

MAHKEMESİ : .
TARİHİ : 30/10/2014
NUMARASI : 2013/56-2014/238
DAVACI : AD
VEKİLİ : Av. D.. K..
DAVALILAR : 1- A.. Ş..
2- M.. A..
VEKİLİ : Av. İ.. E..

Taraflar arasında görülen davada.. 1. Fi verilen 30/10/2014 tarih ve 2013/56-2014/238 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/12/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. D.. K.., davalı A.. Ş… vekili Av. İ dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 29, 35, 43. sınıflarda tescilli 2004/28467 nolu “A” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının ise 43. sınıfta tescilli 2010/47094 nolu “Y……r” ibareli markası bulunduğunu, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanmak kastı ile kendi tescilli markasını tescil edildiği şekilde kullanmak yerine reklam, tabela, afişlerinde, internet sitesinde müvekkili markasına iltibas yaratacak şekilde kullandığını, müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanmak için müvekkili markası ile benzer olan ve karışıklığa yol açacak şekilde 43. sınıfta “M ibaresinin tescili için yaptığı başvuruya müvekkilince itraz edilmesi üzerine başvurunun reddedildiğini, ancak davalının “Aı” markasını kulanmakta ısrarcı olduğunu, müvekkili markası ile benzer ifadeler kullanmaya devam ettiğini, ayrıca müvekkilinin ticari unvanını da kullanarak haksız rekabet yarattığını, davalının kötüniyetli eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığını, müvekkilinin maddi ve manevi zararına sebep olduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fillerinin durdurulmasına, markanın izinsiz kullanıldığı afiş, tabela vs. ürünlere el konulup toplatılmasına, haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzden dolayı 200.000,00 TL maddi, 100.000,00TL manevi tazminat hükmedilmesine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin “YENİ DOSTLAR” ibaresini hem ticaret unvanı hem de marka olarak kullanımının sunulan belgeler uyarınca 1993 yılına dayandığını, müvekkilinin tescilsiz olarak 1993 yılından beri kullanması nedeniyle marka üzerinde öncelikli hak sahibi olduğunu, davalı şirketin müvekkilinden 11 yıl sonra kurulduğunu ve markayı haksız ve kötü
niyetli olarak tescil ettirdiğini, davacının müvekkilinden haberdar olmamasının mümkün olmadığını, davacının uzun süre sessiz kalıp marka tescilinden 9 yıl sonra bu davayı açması nedeniyle zamanaşımının gerçekleştiğini, “……” İbaresi müvekkilinin tescilli unvanı ollması nedeniyle TTK’nın 50 ve devamı hükümleri uyarınca koruma altında olduğunu, müvekkilinin 1993 yılından itibaren kesintisiz restoran ve kebapçılık işinde “….r” markasını kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2004/28467 no’lu “Adana Dostlar Kebapçısı+şekil” ibareli 29,35,43. sınıflarda tescilli markanın sahibi olduğu, davalının ise 2010/47094 no’lu “…..” 43. sınıfta tescilli markası bulunduğu, davalının “……..i” unvanı ile 06/10/1993 tarihinde sicile kayıt edildiği, sunulan faturalardan en eski tarihli olanın 16/10/1993 tarihi olduğu, 1993 yılında davalı şirketin sigorta poliçesi düzenlettirdiği, Adana Ticaret Odası’dan alınmış… Kebabı üretim ve sunum yetkisine ilişkin sertifikanın bulunduğu, davalı …. Yeni Dostlar Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti’nin Adana’daki şirketin şubesi olarak İstanbul’da faaliyet gösterdiğine dair belgenin mevcut olduğu, davacı şirketin “A” unvanı ile 07/05/2004 tarihinde sicile tescil edildiği, davalının “.. Dostlar” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğu, tecavüze konu edilen “….” ibaresi ile “… Kebabı” mahreç işaretinin Kebap üretimi ve satımı işi ile iştigal eden kişilerin tekeline verilmemesi gerektiği, tecavüze konu edilen kullanımların davalı tarafından hukuken kendisine tesis edilmiş hakkın kullanımı olduğu, eylemlerinin marka hakkına tecavüz teşkil etmediği, bu kullanımın haksız rekabet de oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının “Adana Kebapçısı” şeklindeki kullanımının 556 sayılı KHK’nun 12. ve 14/2-a maddelerine uygun kullanım olmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı A ye verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.