YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1163
KARAR NO : 2015/5134
KARAR TARİHİ : 13.04.2015
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2014 tarih ve 2013/6-2014/267 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili ve davalı… vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … nezdinde ve bir çok ülkede müvekkili adına tescilli “…” ibareli markaların bulunduğunu, bu ibarenin Özel/01477 sayı ile davalı Kurum tarafından da tanınmış marka olarak korunma altına alındığını, müvekkilinin ciddi yatırımlarla markayı tanınmış hale getirdiğini, davalı…’nin 2011/28608 sayılı “…” markasının 20 ve 6. sınıflarda tescili için başvurduğunu, yaptıkları itirazın … …’nca nihai olarak reddedildiğini, ancak başvurunun tescili halinde seri marka intibaının uyanacağını, haksız yararlanmaya ve müvekkilinin markasının ayırdediciliğinin zedelenmesine sebep vereceğini, taraflara ait işaretler arasında benzerlik bulunduğunu, karıştırılma ve iltibas halinin doğduğunu, 8/4 maddesindeki koşulların gerçekleştiğini ileri sürerek … …’nın 2012-M-3410 sayılı kararının iptalini, dava konusu başvurunun tescili halinde terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, taraflara ait markaların birbirlerine benzemediğini, iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı… vekili, …’da ticaretle uğraşan müvekkilinin 2003 yılından beri “…” markası ile üretim ve satış yaptığını, anılan markayı İspanyolcada evli anlamına gelmesinden ve soyadının karşılığı olmasından dolayı tercih ettiğini, 2005 yılında …’da… Gmbh Co. işletmesini kurduğunu, 2007 yılında aynı ülkede marka olarak tescil ettirdiğini, 2006 yılında da aynı marka ile Türkiye’de satışa başladığını, markaların birbirlerine benzemediğini, davacı markasının ayırdediciliğinin düşük olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markalarındaki asıl ve ayırt edici unsurun “…” ibaresinden oluştuğu, davalı başvurusuna konu olan işaretin “…” ibaresinden teşekkül ettiği, “…” sözcüğünün bulunmasının ayırt edicilik sağlamaya yetmediği, başvuru kapsamında yer alan 6 ve 20. sınıftaki tüm ürünlerin davacı markalarının kapsamında aynı ve aynı tür olarak yer aldığı, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, davalının markasının …’da yerel ve WIPO’da uluslararası tescilinin bulunmasının ülkesellik prensibi gereğince kendisine bir hak sağlamayacağı, davacı markasının mobilya ürünleri bakımından tanınmışlık vasfı kazandığı, 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi hükmüne dayanarak davalı başvurusunun tesciline itiraz edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, … …’nın 2012/M-3410 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2011/28608 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili ve davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekili ve davalı…vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı … vekili ve davalı… vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 13/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.