YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12001
KARAR NO : 2015/11194
KARAR TARİHİ : 28.10.2015
MAHKEMESİ : BANDIRMA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/07/2015
NUMARASI : 2015/125-2015/126 D.İŞ
Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.07.2015 tarih ve 2015/125-2015/126 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati Haciz talep eden (alacaklı) vekili; asıl borçlu M.Ö.’ın müvekkili bankadan kredi kullandığını ve kredi karşılığı A.. Ö..’ın taşınmazını ipotek gösterdiğini, ayrıca müteselsil kefil olarak da sözleşmede A.. Ö.. ve C.Ç.’in yer aldığını, borcun ödenmemesi nedeniyle borçlulara ihtarname gönderildiğini, sözleşme içeriğine göre ipotek olması halinde de teminata gerek olmaksızın ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı alınabileceğini ileri sürerek kat tarihi itibariyle 64.101,11 TL asıl alacak alacakları için sözleşme hükümleri ve İİK 257. Maddesi gereğince ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsmaına göre; İİK 257. maddesi gereğince alacak rehinle temin edildiğinden ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Alacaklı Banka vekili, kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati haciz isteminde bulunmuş olup, mahkemece, rehinle temin edilen alacaklar yönünden ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Dosya içerisinde bulunan ipotek belgesi ve resmi senet başlıklı belgeye göre alacaklı Banka yararına ipotek tesis edildiği anlaşılmakta ise de, ipoteğin kefillerin borcunu temin edip etmediği anlaşılamamaktadır. Dosyada borçlu olarak gösterilenler kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imza edenler olduğuna göre, mahkemece ipotek belgeleri getirtilip ipoteğin kefillerin kefalet borcunu da kapsayıp kapsamadığı tespit edilerek, eğer ipotek kefiller yararına verilmiş ise rehin tutarı kadar olan alacak için alacaklının önce rehne müracaat etmesi gerektiği, ipotek şayet asıl borçlu lehine verilmiş ise bunun kefile başvuruyu engellemeyeceği nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) Banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen alacaklı Banka yararına BOZULMASINA, 28.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.