YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1211
KARAR NO : 2015/6059
KARAR TARİHİ : 29.04.2015
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/10/2014 tarih ve 2012/23-2014/219 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin “…” markasının tanınmış olduğunu ve … nezdinde 2004 yılından beri tescilli olduğunu, davalı şirket ile imzalanan franchise sözleşmesi ile davalıya markayı yabancı dil kursları için kullanma izni verildiğini, aynı sözleşme ile davalıya verilen hakların üçüncü kişilere devrinin yasaklandığını, ancak davalı şirketin sözleşmeyi ihlal ederek markayı diğer davalıya kullandırdığını, 2 nolu davalının da davacı şirkete ait markanın ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan “…” ibaresini kötüniyetle kullanarak müvekkili şirketin tanınmışlığından faydalandığını, ayrıca “…” markasını da izinsiz olarak kullandığını, davalıya bu konunun ihtar edildiğini ancak markaya tecavüzün sona erdirilmediğini ileri sürerek KHK md. 66/c uyarınca marka hakkına tecavüz edenin, markayı lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre hesaplanmak üzere, şimdilik 10.000 TL yoksun kalınan kazanç tazminatı ile 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini arttırarak 26.000,00 TL yoksun kalınan kazanç tazminatı talep etmiştir.
Davalı şirket vekili; yabancı dil kursu işlettiği ve kapattığı binanın 6. katının diğer davalıya kiralandığını, diğer davalının da aynı yerde yabancı dil kursu verdiği ancak davacı şirkete ait markayı kullanmadığını, kiracının faaliyetinden dolayı davalı şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, öncesinde davacı şirketin de davalıdan kiraladığı binada kurs verdiğini, ancak zarar edince kira bedellerini ödeyemeyecek hale gelerek tüm hak ve yetkilerini müvekkiline devreden ve dilediği gibi tasarruf etme yetkisi içeren bir devir senedini davalı şirkete verdiğini, devir sonrası markanın haksız kullanımı suretiyle dava açmakta haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı … davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; D.iş dosyasında alınan tespit raporu ile markanın sözleşmeye aykırı kullanımı ve markaya tecavüzün varlığının sabit olduğu, davalı şirketin davacı ile akdetmiş olduğu 01.09.2007 tarihli Franchise Sözleşmesi’nin 10. maddesinde yer alan, Sözleşme’den doğan ve hak ve yükümlülüklerini davacının yazılı onayı olmadan devretme/ temlik etme yasağına aykırı davrandığı, sözleşmeyi ihlal ettiği, 2 nolu davalının ise 556 sayılı KHK hükümleri kapsamında tescilli markaya tecavüzden dolayı sorumlu bulunduğu, davalı şirketin ileri sürdüğü devir senedi ve franchise sözleşmesi birlikte incelendiğinde her iki belgenin de yürürlük tarihinin 01.09.2007 olduğu, esasında devir senedinin franchise sözleşmesinin uygulanabilmesi için hazırlanan bir belge olduğu, devir senedi ile MEB Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürlüğünün verdiği 11602 sayılı ruhsata ilişkin hakların devredildiği, devir senedinin franchise sözleşmesinin ruhsata ilişkin 2 nolu ekini konu aldığı ve franchise sözleşmesinin hükümlerini değiştirebilecek bir amaç ve konusunun olmadığı, davalı şirkete marka lisans hakkının devrine yönelik bir yetkinin verilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıların davacıya ait … nezdinde tescilli … markasına dayalı lisansının hukuka uygun kullanılmaması nedeni ile davacının marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesine, 26.000.00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 02.01.2010 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5.000,00TL manevi tazminatın 02.01.2010 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,562,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına 29/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi